Zengin Daha Zengin Olurken, Fakir Daha Mı Fakir Oluyor?

Konuyla ilgili daha fazla okuma ve araştırma yapmak isteyenler, aşağıdaki bağlantıları takip edebilirler;

Data overlook upward mobility [Article]: Prof. Steve Horwitz exposes a few flaws in the data typically cited in articles discussing the condition of poor Americans.

The Economic Condition of the Poor Continues to Improve [Blog]: Steve Horwitz provides detailed data on consumer goods for average and poor US household between 1984 and 2005.

Has U.S. Income Inequality Really Increased? [Article]: An extensive study on income inequality in America by Alan Reynolds.

US Income Inequality Not So Bad [Article]: Thomas A. Garrett of the St. Louis Fed reports on a Treasury study of 2007 income inequality that indicates a substantial amount of income mobility in the US economy between 1996 and 2005.

Income Mobility in the U.S. from 1996 to 2005 [Article]: Department of the Treasury confirms income mobility trends have continued through 2005.

5 Myths About the Poor Middle Class [Article]: Stephen Rose of the Washington Post presents a variety of evidence to show that the declining numbers of middle class Americans is mostly due to many of them getting richer.

Living Large: The American Middle Class (Video): Drew Carey and Reason.tv show how even middle class Americans can afford things they could not afford in the past.

Myths of Rich and Poor (Video): Michael Cox and Richard Alm discuss their book,Myths of Rich and Poor: Why We’re Better Off Than We Think We Are. The book shows that the poor are not getting poorer and that corporate downsizing creates jobs in the long run.

ZENGİN DAHA ZENGİN OLURKEN, FAKİR, DAHA MI FAKİR Mİ OLUYOR?

Günümüzde sıkça duyulan bir başka efsane; zenginin daha da zengin, fakirin ise daha da fakir olduğudur.

Her efsanede olduğu gibi bunun hakkında da bir miktar doğru bilgi var.

Örneğin, verilere bakacak olursak, gelirden en çok pay alan %20’lik kesim eskiye göre bugün milli gelirin daha büyük bir kısmına sahip. Gelirden en az pay alan en aşağıdaki %20’lik kesim ise eskiye göre, şimdi milli gelirden daha az pay alıyor.

Fakat bu verilerde iki problem var.

Öncelikle, bu veriler bize yoksulların mutlak durumu hakkında hiçbir şey söylemez çünkü bir kişinin gelirden aldığı payın küçük olması, onun mutlaka ‘fakir’ olduğu anlamına gelmez.

Örneğin, yoksul Amerika’lılar milli gelirin küçük bir kısmına sahip olsalar bile, mutlak gelirleri yüksektir.

Mesela size sorsam; bir pizzanın altıda birini mi, yoksa dokuzda birini mi tercih edersiniz?

Muhtemelen cevabınız pizzanın büyüklüğüne bağlı olacaktır.

Eğer dokuzda birini alacağınız pizza, altıda birini alacağınız pizzadan daha büyükse, elbette onu seçmek daha iyi bir tercih olur.

Toplam gelirdeki payları kısmen düşük olsa bile, yoksul Amerikalıların bugünkü reel gelirleri eskisinden daha yüksektir. Bu önemli noktayı gözden kaçırıyorlar.

Daha büyük bir problem; bu veriler, zenginler bir yıl önceki/bir yıl sonraki durumlarıyla, yoksulların bir yıl önceki/bir yıl sonraki durumlarını karşılaştıran anlık bir istatistikten ibarettir.

Hesaba katılmayan şey; bireysel hane halklarının zaman içerisindeki eğilimidir.

Eğer tek tek hane halklarını belirli bir zaman sürecinde izleyebilirsek, fakirlerin durumunun son 5 yıl, 10 yıl ya da 15 yıl içinde nasıl değiştiğini görebiliriz. Nitekim, biz bu verilere sahibiz.

Birinci veri seti, 1988 yılında artık fakir olmayan hane halklarının %86’sının 1979 yılında fakir olduğunu gösteriyor. Michigan Üniversitesine ait ikinci veri seti, 1975 yılındaki fakir hane halklarının, %95 ‘inden fazlasının 1991 itibariyle artık fakir olmadığını gösteriyor.

Zenginin daha da zengin ve fakirin daha da fakir olduğu hususunda konuşurken anlaşılması gereken en önemli şeylerden biri, gelir durumlarının hareketliliğidir. Gerçek şudur ki, birçok Amerikalı fakirlikten çıkıyor ve zaman içinde yavaş yavaş daha da zengin hale geliyor.

Aslında, 1975 ve 1991’i karşılaştıran veriye bakacak olursak, göreceğimiz şey bu zaman aralığında zengin hane halklarının elde ettiği ortalama gelir artışının sadece 4,000$ civarında olduğudur. Ancak, bu zaman aralığında yoksul hane halkları için ortalama artışı 28,000$ civarındadır.

Yani 1975 ve 1991 arasında gerçekte olan şey: zenginin daha da zengin, fakirlerin ise zenginlere kıyasla daha büyük bir hızla zenginleştiğidir.

Böylece, biz ne zaman zengin ve fakir hakkında konuşacaksak, gelir hareketliliği konusunu göz önünde bulundurmalıyız. Peki hala birçok yoksul insan olduğunu bildiğimiz halde, çoğu Amerikalı nasıl daha da zenginleşiyor olabilir?

Dikkat etmemiz gereken şey, gelir dağılımı değişiminin kimleri kapsadığıdır.

Göçmenler, alt seviyelerdeki gelir dağılımından pay alarak iş gücüne yeni katılan genç insanlar… Eski yoksullar yavaş yavaş yukarı seviyelere doğru yol alırken, onlar yeni yoksullar oluyorlar.

Böylelikle, verilere yüzeysel olarak baktığımızda, zenginin daha zengin, fakirin ise daha fakir olduğu görülüyor gibi görünüyor olsa da, 21. yy başlarındaki Amerika gerçeği; hem zenginlerin, hem de yoksulların, daha da zenginleştiğidir.

Ve, “zengin daha da zenginleşiyor, yoksul daha da yoksullaşıyor” fikri, aslen istatistiki yapay bir olgu ve daha da önemlisi, tam bir efsanedir.

Kaynak: LearnLiberty.org
Konuşmacı: Prof. Steven Horwitz / St. Lawrence University
Çeviri: Emel Odabaşı
Redaksiyon: Murat Çokgezen

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.