John Stuart Mill’in ‘zarar ilkesi’ üzerine…

Konu hakkında daha derinlemesine okumalar yapmak isteyenler, aşağıdaki bağlantıları takip edebilirler;

On Liberty [Book]: John Stuart Mill’s statement of classical liberalism and the harm principle.

John Stuart Mill: Traditional and Revisionist Interpretations [Article]: John N. Gray provides a philosophical treatment of J. S. Mill that highlights his development of the harm principle.

Freedom of Speech [Article]: David van Mill summarizes the philosophy of freedom of speech with reference to the harm principle.

Defending the Undefendable [Book]: Walter Block attempts to show how capitalist acts between consenting adults are justified.

ZARAR İLKESİ

19. yüzyılda ortaya çıkan ve geride bıraktığımız son üç yüzyılı en çok etkileyen ilkelerden biri de John Stuart Mill’in ‘zarar ilkesi’dir. Mill’in bu ilkesi, kişinin kendi hayatını, başkalarının etkisi olmaksızın yönlendirebilmesine dair bilgiler içeren “Özgürlük Üzerine” adlı kitabından gelmektedir. Mill için, bu ilke, kişinin diğer bireylerle ilişkilerini nasıl yürüteceğine dair kendisine rehberlik etmesi gereken açık ve basit bir ilkedir. Mesela bir kişinin hareket özgürlüğünü kısıtlayabilmek için tek gerekçe, o kişinin bir başkasına zarar vermesine engel olmaya çalışmaktır. Yalnızca bu kadar.

Mill, bir kişinin hareket özgürlüğünü kısıtlamak için, diğer bir kişinin ‘kendi iyiliği’ni gerekçe göstermesini kabul etmiyor. Yani karşınızdaki kişiyi önemsiyorsanız onunla tartışabilirsiniz, onu protesto edebilirsiniz, onun seçtiği yolun hangi yönlerden yanlış olduğunu gösterebilirsiniz; ancak bir başkasına zarar vermediği sürece istediği şeyi yapmasına engel olamazsınız.

Bu ilke yasaların şekillendirilmesinde çok önemli bir rol oynamış olsa da ne yazık ki gerçek hayata gerektiği gibi uygulanamadı. Kimber Van Rey örneğini ele alalım. Kimber Van Rey mantıklı bir yetişkindir, her açıdan hoş bir insandır ve sosyal olmaktan hoşlanır. Brooklyn’de yaşamaktadır. Yazın ve ilkbaharda, akşam vakitlerinde verandasında oturup komşularına selam vermekten, onların isimlerini ve onların köpeklerinin isimlerini öğrenmeye çalışmaktan hoşlanmaktadır. Aynı zamanda arada bir, bira içmekten de hoşlanmaktadır.

Kimber bir akşam, verandasında oturup birasını yudumlamaktayken (aslında 33’lük Sierra Nevada) yerel polis tarafında uyarıldı. Kimber bunun kesinlikle adaletsiz bir şey olduğunu düşündü. Kimber’in söylediğine göre o, kimsenin işine karışmamakla birlikte Brooklyn’in eski bir geleneği olan verandada bira içmek ve komşularıyla konuşmakla meşguldü. Hangi akla hizmet uyarılmıştı?
Şimdi Kimber’in alkol tüketmekte olduğunu ve yüksek miktarlarda alınan alkolün vücutta kötü etkilerinin olduğuna kuşku olmadığını söyleyebilirsiniz; ancak buna Kimber’ın da aynı benim gibi cevap vereceğini düşünüyorum: Bu söylediğiniz doğru olabilir; ancak Kimber yüksek miktarda alkol tüketmekte bile olsa sadece kendisine zarar vermektedir, başkasına değil. Mantıklı bir yetişkin olarak onun bu kararı kendi vermesine izin verilmelidir. Onun bu kararı vermesine izin vermemek en basit tanımıyla onu çocuk yerine koymaktır ve ben bunun etik olarak yanlış olduğunu düşünüyorum. Mantıklı yetişkinlerin, kendilerinden başkalarına zarar vermemek koşuluyla, kendi istekleri doğrultusunda hareket etmesine izin verilmelidir. Bu konuda Mill’e katılıyorum ve bunun toplumu düzenlemek için iyi bir yol olduğunu düşünüyorum. Buna gerçekten bağlı kalabilmiş olmayı diliyorum.

Kaynak: Learnliberty.org
Çeviri: Nazlıcan Kanmaz
Redaksiyon: Soner Bastiat

 

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.