Konu hakkında daha derinlemesine bilgi sahibi olmak isteyenler aşağıdaki bağlantıları takip edebilirler;

  • (0:32) World GDP Per Capita Since 1500 http://www.ggdc.net/maddison/maddison-project/home.htm Source: The Maddison-Project 2013
  • (0:47) Population Below National Poverty Line https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/fields/2046.html Source: CIA World Factbook 2008
  • (1:06) Average Life Expectancy at Birth (World) http://data.worldbank.org/indicator/SP.DYN.LE00.IN/countries/1W?display=defaultSource: World Bank
  • (1:10) World Literacy Rate Age 15-24 http://data.uis.unesco.org/Index.aspx?DataSetCode=EDULIT_DS&popupcustomise=true&lang=en Source: UNESCO
  • (1:53) Percent of World Population Living on Less Than $1/Day (1970-2010) http://data.worldbank.org/sites/default/files/wdi-2014-book.pdf Source: World Bank
  • (2:01) GDP Per Capita by Country (Highest and Lowest) http://data.worldbank.org/indicator/NY.GDP.PCAP.PP.CD?order=wbapi_data_value_2012+wbapi_data_value+wbapi_data_value-last&sort=desc Source: World Bank

YOKSULLUĞU BİR GECEDE YOK EDEBİLİR MİYİZ?

Amerikalılar dünya nüfusunun yaklaşık %4’ünü oluşturuyor ama dünya zenginliğinin %25’ine sahipler. Eğer bu zenginlik tüm dünyada eşit şekilde paylaşılsaydı küresel fakirliği bir gecede çözemez miydik?

Cevap ne yazık ki hayır. Birinin zenginliğini diğerleri ile paylaşması takdire şayan bir şey ve genellikle dertlere hemen derman oluyor. Ama mevcut zenginliği paylaşmak, asla milyarlarca insanı sürdürülebilir bir biçimde yoksulluktan kurtarmaya yaramayacak. Bunu anlayabilmek için tarihe bakmamız lazım.

Bu tablo kişi başı GSYİH’nin en eski çağlardan günümüze değişimini gösteriyor. Diğer bir deyişle, sıradan bir insanın servetinin zaman içinde gösterilmesi. Bu tablodan iki şey öğrenebiliriz:

İlki, bugün gördüğümüz aşırı yoksulluk sadece modern bir dert değil. Tarihin büyük bir bölümünde aşırı yoksulluk, insanların büyük çoğunluğunun ve onların çocuklarının tek bildiği şeydi. İkincisi ise şu: Bu durum 1800’lerden başlayarak aniden değişmeye başladı. Daha uzun ve sağlıklı hayatlar yaşamaya ve daha az çocuğumuzun ölümüne şahit olmaya başladık.

Ortalama olarak daha eğitimliyiz, okur yazarlık oranımız arttı, daha iyi besleniyoruz. Ulaşım daha hızlı, güvenli ve ucuz. Ve birçok yönden aramızdaki en yoksullar bu değişimden en çok faydalananlar oldular. Hayatı fakirler için bu kadar daha iyi yapan şey yardımlar ya da hayırseverlik değildi. Nasıl dağıtırsanız dağıtın, 1800 senesinde dünyanın bütün zenginliği hiçbir şekilde gelişmiş ülkelerde yaşanan hayat standardını sağlamaya yetmezdi.

Bunun nedeni muazzam ölçüde yeni bir zenginliğin yaratılmasıydı. Bir başka deyişle, ekonomik büyüme. Bu yüzden bugün atalarımızdan daha iyi bir hayat yaşıyoruz. Ve bu yüzden mutlak yoksullukta yaşayan kişi sayısı hızla düştü. Sadece son 200 seneyi değil, son 20 seneyi kastediyorum. Bir bakıma, ekonomik büyüme tarihin en başarılı yoksulluk karşıtı programı olmuş oldu. Ama bütün ülkeler bu olağanüstü büyüme sürecini yaşamadı. İşte bu yüzden bir sürü insan hâlâ yoksulluğa mahkum durumda. Eğer dünyadaki yoksullara gerçekten yardım etmek istiyorsanız, ekonomik büyüme ilk hedefiniz olmalı.

Kaynak: Learnliberty.org
Konuşmacı: Prof. Matt Zwolinski / University of San Diego
Çeviri: Turgan Enturgan
Redaksiyon: Bünyamin Aydın

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.