UCUZA ÇALIŞMAYI YASAKLAMALI MIYIZ?

Senatör Tom Harkin, 1993’te çocuk işçilerin ürettiği ürünlerin hepsinin Amerika’ya girişini yasakladı. Bu durum, Oxfam’a göre, binlerce insanın açlıktan ölmesi veya fuhuşa sürüklenmesiyle sonuçlandı.

Bu atölyeleri savunmak, şirketlerin çıkarları ve ekonomik verimle değil; üçüncü dünya ülkelerindeki işçilerin refahını gözetmekle ilgilidir. Öncelikle “sweatshop”tan ne kastettiğimizle başlayalım.

“Sweatshop” dediğimiz atölyeler, üçüncü dünya ülkelerinde bulunan; Batı standartlarına göre çok düşük maaşlara ve güvenlik, sağlık, çalışma saatleri açısından çok düşük çalışma koşullarına sahip yerlerdir. Bu atölyelerde yıllık izin, tuvalet veya ihtiyaç molaları olmayabilir, çalışılan gün ve saat sayısı çok fazladır. Bu hayrete düşürücü şartlara rağmen işçiler yine de bu atölyelerde çalışmayı seçerler. Bu kararın üzerinde durulmalıdır. Bu şekilde çalışmayı yeğlemeleri, bu şartların diğer alternatiflere nazaran daha iyi olduğunu düşündüklerini gösterir.

Ve geriye kalan çöplerde yiyecek aramak, dilenmek, hatta fuhuş gibi alternatifler genelde daha beterdir. Mesela Kamboçya’ya bakalım. “İşçi” demenin abartı olacağı, çöpleri karıştırarak geçimini sağlamaya çalışan insanlar güneşin alnında geçirdikleri saatlerin sonunda günlük 75 cent civarı para kazanıyorlar. Çöplük yerine sweatshopta ter dökerek kazanabilecekleri miktar ise 2 dolar. Bu, öncekine göre çok daha iyi bir alternatif.

Elbette işçilerin sadece buna razı olmakla kalmasını istemiyoruz. Tabii ki onların daha iyi hayatlar yaşamalarını ve daha fazla kazanabilecekleri fırsatlara sahip olmalarından yanayız. Bu yüzden ajitasyon yapmaktan kaçınmalı ve sweatshop alternatifini ellerinden almamalıyız. Çünkü geriye kalan alternatifleri sweatshopta çalışmaktan çok daha kötü. Onlara sweatshoplarda daha fazla fırsat sunmalı ve çöplerden yiyecek toplamak gibi kayıtdışı işleri azaltmalıyız.

İyi haber şu: Sweatshopları düzeltecek şey kalkınma sürecidir. Ülkeye artan sermaye, iş gücü ve teknolojiyi getirir. Ve bu süreç eskisinden çok daha çabuk gerçekleşebilir. Sweatshoplar İngiltere, Almanya ve ABD’de çok yaygındı. Bizim endüstrileşme öncesinden sweatshop sonrası ekonomiye geçmemiz 150 yılımızı aldı. Çünkü ABD, Almanya ve İngiltere bu süreçten geçerken bütün sermayenin yeniden yaratılması, bütün teknolojinin icat edilmesi gerekti. Şu anda bunların hepsi zaten mevcut.

Kalkınma potansiyeli, gelişmemiş ülkeler için ateşlenmeye hazır bir roket gibidir. Ama öncelikle ülkeler özel mülkiyeti, hukukun üstünlüğünü koruyan kurumları düzeltmeliler ve iktisadi özgürlükler sunmalılar. Sermaye ve teknoloji ülkeye bu şekilde çekilebilir ve bunlar kalkınmayı ateşleyen faktörlerdir. Bu bir süreç. Sweatshoplar bir gecede ortadan kalkmayacak. Ama bu süreç eskisinden çok daha hızlı ilerleyebilir. Bu kesinlikle iktisadi özgürlükleri destekleyen kurumlara bağlıdır.

Kaynak: Learnliberty.org
Konuşmacı: Prof. Benjamin Powell / Suffolk University
Çeviri: Merve Güngör
Redaksiyon: Bünyamin Aydın

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.