Konu hakkında daha derinlemesine bilgi sahibi olmak isteyenler aşağıdaki bağlantıları takip edebilirler;

Why the American Revolution Was Really an Economic Revolution (blog article): Dr. Robert Wright argues that the American Revolution was just as much caused by economic concerns as it was by political concerns.
What Motivated Adam Smith? (video): Why did Adam Smith attack mercantilism? Professor Jim Otteson explains what motivated Smith to write The Wealth of Nations.
America’s Founding (video series): Looking to learn more about Colonial America? In this series, Professor Sarah Burns explains the philosophical ideas behind the American Revolution.

 

Ticaret Anlayışı Amerika Devrimini Nasıl Başlattı?

Amerika’nın İngiliz İmparatorluğu’nun bir parçası olduğu kolonyal günlerde, dünyanın geri kalanıyla olan ticaretimiz merkantilist politikalardan oluşuyordu. Peki merkantilizm neydi? Merkantilizm 18. yüzyılda çok yaygın olan, dünyada sınırlı miktarda servet bulunduğu anlayışıydı. Ülkelerin o servetin daha fazlasına sahip olabilmek için rekabet etmesi gerektiği düşünülüyordu. Bu yüzden hükümetler, ülke mümkün olduğunca çok mal ihraç ederken az mal ithal etsin diye ticareti regüle ediyorlardı. Bu politikalar genellikle ithal mallara getirilen gümrük ve diğer vergilerden oluşuyordu.

17. ve 18. yüzyıllarda imparatorluklar arasında dünya çapında yoğun bir rekabet vardı. Yeni Dünya’da İspanya, Güney Amerika’da altın ve gümüş madenciliği; İngiltere, Kuzey Amerika’da tütün ve temel ürünler yetiştiriciliği; Fransızlar Kanada’da balık ve kürk avcılığı; İngilizler ve Fransızlar Karayipler’de beraber şeker üreticiliği yapıyordu. Merkantilist dönemde koloniler, imparatorluk merkezlerini zenginleştirmek için kullanılıyordu. Ticaret kuralları da buna göre düzenlenmişti.

Merkantilist sistem şöyle işliyordu: Koloniler imparatorluğa ham maddeyi satıp işlenmiş halini satın alıyordu. Kolonilerin krallıktaki fabrikalarla rekabet etmesi yasaktı. Şimdiki ABD ve diğer İngiliz kolonileri tütün, pirinç ve morina balığı gibi ham ürünleri satıp karşılığında İngiltere’den çay, şık giyecekler, gözlük vb gibi pek çok lüks ürün alıyordu. 1650’lerden 1760’lara kadar İngiliz Parlamentosu Amerika’yla olan ticareti regüle etmek, tekelleştirmek ve vergilendirmek için Denizcilik Yasaları adı altında bir dizi yasa çıkardı. Yasalar, kolonilerin sadece İngiliz gemileri ile ve sadece onaylanmış listeden ürünlerin ticaretini yapması gibi koşullar içeriyordu. Bunlar da İngiltere’nin düzenli olarak sağlayamayacağı ürünlerin kolonilerde pazar oluşturmasını engellemek ve başka ülkelerden gelen ürünlerin İngiliz limanlarında vergilendirmek içindi.

Mesela 1773’teki Şeker Şurubu Yasası, İngiliz şeker üreticilerinin baskısıyla geçirildi. Yasa, New England esnafının rom yapmak için Fransız şekeri almasını engellemek içindi fakat Amerikalılar kaçakçılık yaparak düzenli bir şekilde yasayı çiğnediler. Bir diğer sorun da İngiltere’nin, Amerikan kolonilerinin potansiyel ticaret partnerleriyle sık sık savaşta olmasıydı. Bunların en büyükleri 1754’ten 1763’e kadar süren Fransız ve Hint Savaşı’ydı, bunlar İngiltere’yi 132 milyon pound borca soktu. Bu borcun ödenmesi 1760’lardan 1770’lere kadarki yıllık bütçenin %60’ına karşılık geliyordu. Parlamento bu krizle başa çıkmak için Şeker Yasası, Damga Vergisi Yasası, Townshend yasaları gibi yasalar çıkardı. Bütün bu yasalar, yeni vergilendirmeler ve gümrük getirileriyle İngiltere İmparatorluğu’nun masraflarını çıkarmak içindi.

Parlamento, kaçakçılığın kolonilerde önemli bir uğraş haline geldiğini öğrenince vergileri kontrol etmek ve illegal ithalatın kökünü kazımak için Amerika’ya gümrük memurları gönderdi. Amerikalılar bu yeni vergilere ve düzenlemelere şiddetle karşı çıktı ve doğal ticari hakların hiçe sayıldığı gerekçesiyle, söz hakkı yoksa vergi de yok diye diretti. İmparatorluğun bu ekonomik emirlerinin getirdiği yüke Amerikalılar sıkı bir direniş gösterdi. Adam Smith, “Ulusların Zenginliği”ni 1776’da, Bağımsızlık Bildirisi’nin yazıldığı yıl yazdı. Smith, merkantilizme karşı çıkarak hükümet regülasyonu ve politikalarıyla değil, arz ve talebin görünmez eliyle yönetilen serbest piyasaları övdü.

Bağımsızlık Bildirisi ve Adam Smith’in “Ulusların Zenginliği” adlı yapıtı beraberce Amerikan Devrimi’nin başlangıcını oluşturdu ve hem ekonomik hem siyasi özgürlüğün varolduğu bir cumhuriyetin başlangıcını müjdeledi. Ticarete konan emperyal vergiler, bir zamanlar koloni olan Amerika’nın Amerikan Devrimi için savaşmasını ve bağımsızlık ilanını mümkün kılmış oldu.

Konuşmacı: Brian Domitrovic

Çeviri: Merve Güngör

Redaksiyon: Seçkin Sosyal

Kaynak: LearnLiberty.org

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.