TEŞVİK HARCAMALARI İŞE YARAR MI?

Emlak balonunun patlamasıyla hem Bush hem Obama yönetimleri teşvik harcamalarıyla ekonomiyi harekete geçirmeye çalıştı. Teşvik harcamalarına genellikle “Devlet istihdam yaratmalı” cümlesi eşlik eder. Teşvik harcamalarını savunan bir teori şunu iddia eder: Devlet her harcama yaptığında, başkası için bir gelir kapısı yaratmış olur.

Bu teoriye “Keynesyen çarpan etkisi” denmektedir. Teoriyi eleştirenler ise devletin harcadığı paranın gökten inmediğini öne sürerler; onlara göre çarpan etkisi teorisi, bu gerçeği göz ardı etmektedir.

Devlet, harcadığı her doları ya vergilendirme ya borç ya da para basma yoluyla elde eder. Ve devlet bunları her yaptığında, istihdam yok olmaktadır. Sonuç olarak devletin istihdam yarattığı yoktur, tek yaptığı bir yere harcama yapıp, diğerini vergilendirmek ve böylece istihdamı yönlendirmektir.

Devlet harcamasının istihdam yarattığını söyleyenler, resmin sadece yarısını görmektedirler. Bu iddia doğru olabilir mi? ABD’nin son yarı yüzyıldaki teşvik harcamalarına bir bakalım. Federal harcamaları yatay eksende, ekonomik büyümeyi dikey eksende ölçelim. Mavi nokta, zamanın belli bir noktasındaki ekonomimiz.
Sağ tarafa doğru gittikçe, daha fazla teşvik harcaması görüyoruz. Sol tarafa gittikçe ise daha az harcama görüyoruz. Dikey eksende ekonomik büyümeyi ölçüyoruz. Grafiğin üst kısmına doğru gittikçe daha fazla ekonomik büyüme görüyoruz. Alt kısma doğru gittiğimizdeyse daha az ekonomik büyüme var. 1950’lerden itibaren her çeyreğe bir nokta koyalım. Eğer teşvik harcamaları işe yarasaydı, yukarı ve sağa doğru giden noktalardan bir yapı görmemiz gerekirdi. Devlet daha fazla para harcadığında, daha fazla ekonomik büyüme görmeliyiz. Devlet daha az para harcadığındaysa ekonomi yavaşlamalı. Şimdi ABD ekonomisinin gerçek verilerine bakalım. 1955’ten bugüne devlet harcamaları bazı çeyreklerde artmış, bazılarında düşmüş durumda ve bazılarındaysa değişim yok. Ancak açık olan şu ki, devlet harcamalarıyla ekonomik büyüme arasında bariz pozitif bir ilişki yok.

Mesela, 1968’de federal harcama her çeyrekte ortalama yüzde 11’den fazla yükselmiş. Bir yıl sonra, ekonomik büyüme her çeyrek için ortalama yüzde 1’den daha az. Ama 1993’te federal harcama ortalaması yüzde 2’den fazla azalmış. Yine de bir yıl sonra ekonomi her çeyrek için aynı oranda, yüzde 1 büyüme göstermiş. Tabii ki 1967’de ve 1993’te federal harcama dışında bir şeyler olmuş ve ekonomik büyümeyi etkilemiş olabilir ve bu yüzden 1955’ten günümüze tüm çeyreklere de bakıyoruz. Eğer her bir çeyrekte umulmadık şeyler olmadıysa, artan federal harcamaların ekonomik büyümeye yol açtığına dair hiçbir kanıt olmadığı sonucuna varabiliriz.

Bu ne demektir? Teşvik harcamaları, bütçe açığını daha da kötüye götürmekten başka bir şeye yaramaz. Bütün bu verilere bakmak zorunda da değiliz, sadece geçmiş 3 yıla bir bakmamız yeterli.
Merkez bankamız ve hükümetimiz sayesinde, ekonomimize iki Kanada ekonomisi büyüklüğünde para enjekte ettik, ama yine de işsizlik oranımız inatla yüzde 9’da takılmış durumda. Değişen tek şey, hükümetimizin şu anki borcunun, teşvik çabaları öncesine kıyasla 4.6 trilyon $ fazla olması.

Kaynak: Learnliberty.org
Konuşmacı: Prof. Antony Davies / Duquesne University
Çeviri: Merve Güngör
Redaksiyon: Ahmet Altundal

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.