Dr. Steve Davies, sosyal demokratların* aslında neden liberalizmin her ilkesini benimsemeleri gerektiğini anlatıyor…

*Türkiye’den farklı olarak, batıda ‘sosyal demokrat’lara genelde ‘liberal’ denmektedir. Bu yüzden, ilgili videodaki ‘liberal’ ifadesi, ‘sosyal demokrat’ olarak çevrilmiştir.

Sosyal Demokratlar Neden Liberalizmi Sevmeliler?

Eğer bir sosyal demokratsanız, ya da dünyanın başka yerlerinde dedikleri gibi; solcuysanız, size liberteryen olmanız gerektiğini söylemek için buradayım. Eğer bir sosyal demokratsanız, size göre özgürlü
k önemlidir. Ayrıca insanların refahının önemli olduğunu da düşünüyorsunuzdur. Yoksulluktan kurtulmaktan yanasınızdır. İnsanların önündeki seçeneklerin ve imkanların artmasından yanasınızdır. İşte bütün bunlar, devletin hayatlarımız üzerinde daha aktif rol almasını destekleyen biri olmaktansa, bir liberteryen olmanız için birkaç sebepten biri.

Bireysel özgürlükleri düşünelim. Bireysel özgürlüğün ve insanların mutluluğunun son iki yüz yıldır ya da belki de birkaç bin yıldır var olan en büyük tehdidi, en büyük düşmanı nedir? Cevap; var olan yoğun politik güç. İnsanlık tarihi boyunca devletten daha fazla insan öldüren, daha fazla insanın hayatını mahveden başka bir güç daha yoktur. Eğer bunlara değer veriyorsanız, siz de devletin büyümesine karşı olmalısınız.

Ayrıca insanlar için daha iyi bir hayat istiyorsunuzdur ve size göre insanların daha fazla seçeneği olmalıdır. İnsanların hayatlarında daha fazla şey yapabilmeleri için daha fazla imkanları olmasını, kendilerini daha mutlu hissetmelerini istersiniz. Bütün kanıtlar gösteriyor ki, piyasa ekonomisi, bu hedefleri gerçekleştirmek için açık ara farkla en etkili yoldur. Geçmişteki insanlara göre bugün daha geniş seçenekleri ve yaşam imkânlarını mümkün kılan, piyasa ekonomisinin yarattığı zenginliktir. Aynı zamanda olası çoğulculuğu yaratan, yaşamın farklı fikirlerinin birlikte barış içinde olmalarına, onları çatışma içerisine sokmadan varolmalarına olanak sağlayan da bu tarz bir ekonomi ve sınırlı hükümete sahip bir toplumdur.

Örneğin, eğer cinsel azınlıkların haklarıyla ya da herhangi bir kültürel azınlığın yaşadığı sorunlar konusunda endişeliyseniz, bu hakları koruyan, çoğunluk ile uyuşmayan görüşleri olan insanların istedikleri gibi yaşayabilmelerini sağlayan en iyi yol da piyasa ekonomisi ve hükümeti sınırlandırmaktan geçer.

Genel kanı, serbest piyasanın orantısız olarak zenginlere yarar sağladığı ve aslında yoksulların durumunu daha da kötü yaptığı yönündedir. Buna karşılık olarak söylenebilecek birkaç şey var. İlki, aslında en yoksul insanların yaşam standartlarını diğer herhangi bir şeyden daha etkili olarak yükselten şey, piyasa ekonomisi yoluyla gelen ekonomik büyümedir. 1820’de dünya nüfusunun yüzde 80’i, enflasyonla hesaplanarak söyleyecek olursak, günde bir dolardan daha azıyla yaşıyordu. Şimdi ise, sadece iki asırlık kapitalizm ile bu oran yüzde 20’den daha az. Yine de yüksek bir rakam, ama önceden olduğundan daha iyi. Sosyal refah devletlerinden gelen kanıtlar gösteriyor ki, servet aktarımı yapan sistemler, insanları yoksulluk içinde tutup, yoksullar arasındaki dayanışmayı zedeliyor. Yoksul insanların hayat standartlarını yükseltmede en etkili yöntem, piyasa ve üretime katılarak kendini geliştirme imkanlarıdır.

Zenginlerin haksız avantaj elde ettiği fikrine ne demeli? Yoksullar da iyi yaşadığı sürece, birilerinin daha fazla kazanıyor olması önemli değildir. Fakat aynı zamanda, belli bir servete sahip pek çok zengin kişinin, bu konumlarını, piyasadaki pozisyonlarından ötürü değil, devletle ve bürokrasiyle kurdukları yakınlık sayesinde elde ettiklerini de söylemek yanlış olmaz. İşte bu yüzden eğer sosyal demokrat bir eşitlikçiyseniz, siz de liberteryen olmalısınız.

Kaynak: Learnliberty.org
Konuşmacı: Dr. Steve Davies / Institute Of Economic Affairs
Çeviri: Şafak Başnak
Redaksiyon: Soner Bastiat

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.