Konu hakkında daha derinlemesine gitmek isteyenler, aşağıdaki kaynakları inceleyebilirler ancak dil ingilizcedir;

The Libertarian Critique of Distributive Justice [blog post]: Matt Zwolinski’s response to common libertarian critiques of social justice

Rawls and Nozick on Justice [article]: A basic outline of the Robert Nozick/John Rawls debate on social justice

Defining Social Justice [essay]: An essay on the meaning of “social justice”, including Hayek’s definition and dismissal of it

Remembering the Poor: An Interview with Gustavo Gutiérrez [interview]: America Magazine interview with an advocate of the Liberation Theology brand of social justice

Hayek and Buchanan: Rawls, Egalitarianism and Social Justice (video): F. A. Hayek argues that the term “social justice” has no real meaning

Noam Chomsky’s Theory of Justice [encyclopedia entry]: A brief overview of how social justice fits into Noam Chomsky’s “libertarian-socialism”

Hayek on Spontaneous Order and the Mirage of Social Justice [lecture]: Text of a lecture describing Hayek’s skepticism of social justice

Sosyal Adalet Ve Eleştirisi

Sosyal adalet açısından, pek çok insan,  fakirler için daha fazla şeyler yapılması gerektiğini düşünüyor. Bazıları bizim kişisel olarak kendi zamanımızı ve paramızı kullanarak yardım etmemiz gerektiğini söylüyorlar. Ama çoğu kişi bu yardımların devlet tarafından vergilerle fonlanan programlarla yapılması gerektiğini söylüyorlar. Öte yandan klasik liberaller ve liberteryenler bu sosyal adaleti redediyorlar. Kimileri bunu kişisel özgürlükleri çiğnediği için redederken,  bu videoda, verimsizliği veya ahlaksızlığı bir yere bırakıp, değişik bir açıdan bu kavramı inceleyeceğim. Robert Nozick ve Frederich Hayek’e göre, sosyal adalette gelir dağıtımının nasıl olacağının sorulması,  mavi renginin ağır mı olduğunu ya da bir taşın ahlaklı mı olduğunu sormak gibi anlamsız bir şey.  Devam etmeden önce sosyal adaletin ne demek olduğuna bakalım.Bu kavram; gelirin, işlerin, fırsatın ve diğer ürünlerin nasıl değişik sınıflarda ya da insanlar arasında eşit bir şekilde dağıtılacağıyla ilgili kullanılan bir kavram.

Sosyal adalete inananlar bu dağıtımları yöneten bir ahlaki standarda inanıyorlar. Onlara göre bunu rededen toplumlar eleştirimeli ve reform yapmalılar. Örneğin tüm gelirin tüm toplumda eşit bir şekilde dağıtılmasına inananlar, yani herkesin eşit miktarda parasının olması gerektiğine inanırlar, sosyal adaletin bir çeşidine inanmaktadırlar.  Diğer çeşitleri de var.

Mesela gelirin değil de fırsatın eşit bir şekilde dağıtılmasına inanabilirler. Ya da hem gelirin hem fırsatın, toplumda, bir grubu diğer bir grubun altına düşürmeyecek şekilde dağıtılmasına inanabilirler. Sosyal adalet,  birbirleriyle gönüllü alışveriş yapan insanların arasındaki adaletten daha üstün bir konumda tutuluyor. Yani bir insan kendi hatasıyla, hiç bir insan ona zarar vermediği halde, fakir olursa da sosyal adalet ilkesi yine de ihlal edilmiş oluyor. Peki bir insan neden sosyal adaleti kabul eder?3 çocuğuma çok değişik davrandığımı hayal edin. Birine haftalık 50 dolar ile evin en büyük odasını verirken, diğer ikisine 20şer dolar ile evin en küçük odasını veriyorum.

Bunu yapmam için çok iyi bir sebep yoksa hepimiz bu yaptığımın çok kötü birşey olduğunu görüyoruz. Soru şu: aynı şeyi tüm toplum için söyleyebilir miyiz? Bazı insanların altın kaplama muslukları varken bazılarının düzgün bir apartman bile tutamamaları adaletsizlik mi? Bazıları tehlikeli, zor işlerde uzun saatler çalışırken, bazılarının hiç çalışmak zorunda olmamaları adaletsizlik mi? Amerika gibi yerlerde zengin fakir ayrımı olması sosyal adaleti ihlal ediyor mu? Ve ediyorsa devlet bunu karışmamalı mi? Mesela zenginlere vergi koyup bu parayı fakirlere aktarabilir. Nozick ve Hayek bu iki soruya da cevabın “Hayır” olduğunu düşünüyorlar. Neden mi? Bir aile ile toplum arasındaki farkı düşünün. Aile örneğini adaletsiz yapan şey,  bir otoritenin,  elindekileri,  keyfine göre evdekiler arasında dağıtması. Topluma baktığınızda da bu şekilde bir keyfi dağıtım olduğunu düşünebilirsiniz.

Neden Derek Jeter’ın, bir çilek tarlasında çalışan bir işçiden kat kat daha fazla para hakkettiğini düşünmek zor. Sadece beyzbolda iyi olduğu için.  Ama ailenin aksine toplumda bir merkezi dağıtıcı yok. Jeter’in geliri, benim iş bulma fırsatlarım, tarlada çalışan işçinin, durumu, bütün bunlar, sayısız insanın kararlarıyla oluyor.  Toplumda geliri dağıtan bir yada daha fazla insan yok.  Bu sebeple hiçkimseyi adaletli ya da adaletsiz bir gelir dağıtımı yapmakla suçlayamayız. Hepimiz dağıtıcıyız. Her aldığımız ufak kararla, gelirin nasıl dağıtılacağına karar veriyoruz. O satıcıdan ya da bu satıcıdan alarak, işletme ya da psikoloji okuyarak, nebraskaya ya da california ya taşınarak. Bu kararların hiçbiri adaletsiz değil.  Gelirler hepimizin kararlarıyla dağıtılıyorsa,  bu dağılımlar nasıl adaletsiz olabilir?

Sosyal adalet isteyenlerin görmedikleri şey, toplumun doğal bir düzenden meydana geldiği. İnsanların davranışlarıyla düzenleniyor. Dizayn ile değil. Adalet ve adaletsizlik insanlara özgü kavramlardır. Hırsızlık adaletsiz birşey ama bir kasırga adaletsiz olarak tanımlanamaz. Geliri dağıtan bir kişi yoksa, o dağıtım nasıl adaletli ya da adaletsiz olabilir? Hayek gibi klasik liberaller ve liberteryenler için, sosyal adalet, sadece herkesin aynı yasalara ve ekonomik kanunlara uyması açısından mantıklı. Pek çok liberteryen,  bu açının,  solcuların sosyal adalet anlayışıyla birlikte yürüyebileceğine inanmıyorlar. Sanırım hatalılar. Sonraki videomda neden söyleyeceğim.

Kaynak: LearnLiberty.org

Çeviri: Tolga Mercan

Seslendirme: Semih Bedir

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.