Konu hakkında daha derinlemesine bilgi sahibi olmak isteyenler aşağıdaki bağlantıları takip edebilirler;

  • Bourgeois Virtues?  [Article]: Deirdre McCloskey argues that a market system encourages certain kinds of virtues.
  • Freedom and Virtue  [Article]: Leonard P. Liggio reviews the collected volume Freedom and Virtue and affirms that the distinction between the two concepts is fallacious.

ÖZGÜRLÜK VE ERDEM

Bazı insanlar özgürlük ve erdem arasında bir çatışma olduğunu düşünürler. Onlara göre daha çok özgürlük, daha çok ahlaksızlığa teşvik eder. Aslında tam tersine erdem için özgürlüğe gerek vardır fakat ikisi aynı şeye karşılık gelmez. Çünkü özgürlük, sizin -iyi ya da kötü- her tür seçimi yapabilmeniz için gerekli imkanı sağlar ve bu da iyi ya da kötü, erdemli ya da erdemsiz her tür eylemi yapabileceğiniz anlamına gelir.

O halde, erdemi özgürlük olarak tanımlayamayız. Fakat özgürlüğün erdemin ön koşulu olduğunu söyleyebiliriz. Erdemli eylemler, seçim yapabilmeye muktedir olmayı gerektirir. Eğer her şeyi serbest bırakırsanız, insanların her tür hatayı yapabileceği bir çeşit “ahlaki anarşi”ye yol açabilirsiniz. Böyle bir durumda elbette erdemli insanlar da olacaktır, ahlaksızca işler yapanlar da…

Bazıları buradan yola çıkarak şunu ileri sürerler: Vatandaşlarınızı erdemli insanlar olmaya teşvik etmek istiyorsanız, devletin insanların kararlarını biçimlendirmesi gerekir. Örneğin özgür bıraktığınızda insanların sağlıklı kararlar veremeyeceği konularda… Son zamanlarda obezite sorunuyla nasıl baş edilebileceğine dair revaçta olan tartışmaları bir düşünün. Eğer insanları yiyip içtiklerine karışmazsak, bazıları obez olacaktır. Bu kaçınılmazdır. Bu yüzden insanları daha doğru kararlar vermeye teşvik etmek için ne yapılabileceği tartışılacaktır. Ve bunun sonucunda bazı tercihler yasaklanacak, bazılarına ise caydırıcı bir şekilde ek maliyet getirilecektir.

Bu noktada soru şudur: İnsanların, davranmasını istediğimiz gibi davranmaya başladığını, yani bizim onları bir parça zorlamamızın, -Cass Sunstein ve Richard Thaler’ın tabiriyle “dürtme”mizin sonucu- yemek alışkanlıklarını ya da diğer davranışlarını bizim doğru olduğunu düşündüğümüz yönde değiştirdiğini farz edelim. Bu durumda onların seçimleri “erdemli” olarak tanımlanabilir mi? Benim argümanıma göre, hayır. Eğer bir kişi, kararını zor yoluyla veriyorsa yapılan erdemli bir eylem olarak tanımlanamaz. Çünkü erdem, özgürlük gerektirir. Eğer bir eylem zoraki veya “dürtülerek” yapılıyorsa , erdemli davranış için gereken koşullardan yoksunuz demektir.

Bir saniyeliğine geri gidelim. Eylemlerimizi nasıl erdemli hale getiririz? Söylediğim gibi erdemli davranış özgürce yapılan seçimlerin bir sonucudur. Özgür irademizle yaptığımız seçimlere nasıl varırız? Özgürce yapılan seçimlerin hepsi aynı zamanda doğru olacak diye bir şey yok. Bazı kararlarımız yanlış da olabilir. Peki seçimleri erdemli yapan nedir? Bence bilgece ve erdemli seçimler yapanlar, Aristo’nun da söylediği gibi muhakeme yeteneğine sahip insanlardır.

Bir adım daha geriye gidip bir düşünelim. İsabetli kararlar verebilmek için neler gereklidir? İki şey önemlidir: Birincisi, Aristo’nun da söylediği gibi pratik yapmaktır. Pratik yapmazsanız, doğru kararlar veremezsiniz. Karar vermek de bir yetenektir. Aynı diğer yetenekler gibi… Mesela piyano çalmak ya da arabayla trafiğe çıkmak… Sıkça pratik yapmazsanız yeteneklerinizi asla geliştiremezsiniz. Muhakeme yeteneği de aynısını gerektirir: Bu konuda pratiğe ve deneyime ihtiyacınız vardır.

Fakat bu madalyonun sadece bir yüzüdür. Diğer yüzü ise aldığınız eleştirilerdir. Piyano dersinde pratik yaparken öğretmeninizin ne yaptığınıza bakmadan size harika çaldığınızı söylediğini farz edin. Ya da araba kullanırken hatalarınızı yüzünüze vuran birinin olmadığını düşünün. Temel nokta da budur: Yerinde eleştiriler almanız gerekir. Herhangi bir yeteneğin, aynı şekilde kararların olumlu yönde gelişebilmesi için muhakeme gücünün yanısıra, aldığınız eleştiriler de önemlidir. Fakat bu konuda pratik yapma imkanınız vardır. Bu imkanı size tanıyan da özgürlüktür. Erdemli davranış, erdem ve muhakeme zincirini bilmenizi gerektirir. Erdemli bir eylem, muhakeme gücünün doğru yönde kullanılmasından kaynaklanır. Ve muhakemeyi iyi kullanabilmek de onu geliştirmiş olmayı gerektirir. Özetle, sorumluluk, seçim özgürlüğünü beraberinde getirir.

Kanımca özgürlük ve erdem çatışmaz. Onlar birbirinin vazgeçilmez eşidir. Özgür olmadığınız sürece erdemli de olamazsınız, çünkü böyle bir durumda muhakeme yeteneğinizi geliştiremezsiniz ve sizi kararlarınızın sonuçlarından sorumlu tutulmanızı sağlayacak fiil ehliyetinden mahrum kalırsınız. Özgürlük ve erdem birbirinin eşidir. Birisi olmadan diğeri de olmaz.

Kaynak: Learnliberty.org
Konuşmacı: Prof. James Otteson / Yeshiva University
Çeviri: Gizem Sultan Yılmaz
Redaksiyon: Ahmet Altundal

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.