Konuyla ilgili daha ileri okumalar yapmak isteyenler, aşağıdaki bağlantıları takip edebilirler;

    • Tragedy of the Commons [Article]: Garrett Hardin’s classic article explains the fundamentals of how commons are created and eliminated through private and government action.
    • The Commons: Tragedy or Triumph  [Article]: Bruce Yandle looks at historical commons problems that have been solved by human creativity and institutional evolution.
    • The Tragedy of the Anticommons  [Audio]: Michael Heller and EconTalk host Russ Roberts look at problems that emerge when numerous individual claims to a resource are bundled together.

Ortak Malların Acı Sonu

Ortak malların acı sonu hem biyologların hem de sosyal bilimcilerin ortak derdidir. Ben buna “erişime açık kaynakların sorunu” demeyi tercih ediyorum. Kısacası, ortak malların kaderi kötü sonlanır çünkü insanlar bu durumdan direkt olarak bir fayda sağlarken, onun kullanım maliyetinin sadece çok çok azını üstlenirler.

Örnekleri çok. Mesela soyu tükenmek üzere olan Afrika filleri, Amazon Yağmur ormanlarının yok edilmesi veya dünyanın çeşitli balık alanlarındaki aşırı avlanma olabilir. Hemen şu göletteki aşırı avlanma bile olabilir.

1968’de Science dergisindeki yazısında Garret Hardin, çevreci hareketlerin dünya günlerini kutlamaya hazırlandığı sırada bunu gündeme getirmiştir. Garret Hardin, bize erişime açık bir otlağı örnek gösterir. Her isteyen ineğini buraya otlatmaya getirebilmektedir. Çiftçilerin, daha fazla inek otlatmaya getirmek için nedenleri vardır, zira ineklerini otlatmanın faydasını doğrudan görürler. Fakat ne yazık ki, fazla kullanılan, sömürülen otlağın maliyetinin sadece bir kısmını üstlenmektedirler ve bu yüzden de daha fazla ineği otlağa getirmeye devam edeceklerdir, ta ki otlak artık ‘otlaklık’ vasfını yitirene kadar…

Başka bir deyişle, bireysel çıkarları bütünün tükenmesine yol açacaktır. Otlağın gitgide yok olduğunu görüp, gitmeye ara vermek istese bile, başkalarının gitmeye devam edeceğini bildiği için ineğini orada otlatmaya devam edecektir. Otlağın yok edilmekte ve tüketilmekte olduğunun farkındadırlar fakat sadece kendileri kullanmayı bırakıp, bunu önlemeye çalışırlarsa bir başkası kaynağı tüketmeye devam edecektir.

Buradaki esas büyük sorun, dışlanabilirliğin eksikliğidir. Çiftçilerin diğerlerinin otlağa ekstra inek getirmesini engelleme şansları yoktur.

Garret Hardin makalesinde ortak malların acı sonunu engellemek için 2 ana yol önermektedir. İlki, özelleştirme ve şahsi mülkiyet yöntemidir. İkincisi ise kamu sahipliği veya devlet mülkiyetine geçiştir. Kamu mülkiyetine sahip olduğumuzda bir avantaj, hepimiz bu kaynağa ortak oluruz. Bu yüzden “Milli Park Sistemi”miz vardır: Yosemite’deki doğal açık alanı ve Yellowstone’un güzelliğini korumak için.

Ancak kamu mülkiyetinin bir problemi, karar vericilerin, eylemlerin maliyetine katılmıyor veya verdikleri iyi kararlar için ek kazanç sağlamıyor oluşlarıdır.

Örneğin, ormancı olduğunuzu ve büyük orman yangınlarını azaltacak ve ormanın değerini artıracak yeni bir yöntem bulduğunuzu varsayalım. Kararlarınızdan direkt faydalanamıyorsunuz. Siz ve çalışanlarınız bu kararlardan gelecek ekstra kazançtan faydalanamayacak, maaşlarınıza bu yüzden zam alamayacaksınız. Halbuki özel mülkiyet bu sorunu çözmüştür. Özel mülkiyette karar vericiler kararlarının maliyetlerini üstlenirler. Kötü karar verirlerse sonuçlarına katlanırlar fakat, aldıkları iyi ve yaratıcı kararlardan da fayda sağlayacaklardır. Bu durumda ormancı veya orman sahibi olarak, orman yangınlarına ilişkin yaratıcı bir yol bulursanız bunun nimetlerinden faydalanabilirsiniz.

Herkese açık olan kaynakların tüm sorunlarını çözmek için sihirli bir formül yok. Her duruma uyacak bir çözüme sahip değiliz. Yine de erişimi sınırlandırmak ve karar alıcıların aldıkları kararların sonuçlarına katlanmalarını sağlamak, bizim bu erişime açık kaynakların problemine ilişkin kilit soruları sormamızı sağlar.

Kaynak: LearnLiberty.org
Konuşmacı: Prof. Sean Mulholland / Stonehill College
Çeviri: Kubilay Atlay
Redaksiyon: Murat Çokgezen

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.