Konu hakkında daha derinlemesine bilgi sahibi olmak isteyenler aşağıdaki bağlantıları takip edebilirler;

  • Unintended Consequences [Article]: Rob Norton provides a basic overview of the unintended consequences that arise from all human action.
  • Unintended Consequences [Article]: Steven Horwitz examines the concept of unintended consequences by looking at different institutions and their respective effects on uncertainty.
  • Minimum Wage (Video): Milton Friedman demonstrates the undesirable consequences that result from well-intentioned minimum wage rates.

NİYETLENİLMEMİŞ SONUÇLAR

İktisatçılar sıkça niyetlenilmemiş sonuçlardan bahsederler. Peki, bu kavramla anlatmak istediğimiz nedir? “Niyetlenilmemiş” derken bireylerin planlı hareket etmediklerinden falan bahsetmiyoruz. Şüphesiz, insanların iyi veya kötü birtakım planları hep olur. Burada demek istediğimiz, bir araya gelen bir sürü bireyin küçük çaplı eylemlerinin toplamda daha kapsamlı sonuçlara yol açmasıdır. Ve bu sonuçları, ilk başta bireysel olarak hiç kimse planlamış değildir. Bazen bu sonuçlar, yararlı ve olumludur; bazen de istenmeyen neticeler meydana gelebilmektedir.

Niyetlenilmemiş kötü sonuçlara dair benim en sevdiğim örnek, kira sınırlaması politikasıdır.

Bu politika, devletin, kira bedellerini belirli bir seviyeye düşürmesi anlamına gelir. Bu düzenlemeyle, ev sahiplerinin kirayı belirlenen seviyenin üstüne çıkarması yasaklanır. Bu politikanın niyetlenilmemiş sonuçlarından biri, kiralık konut sayısını yetersiz hale getirmesidir. Bu politikayla mülk sahiplerine “Fiyatları belirli bir limitin üzerine çıkaramazsınız” denilmektedir, bu da evini kiraya vermek isteyenlerin artık bunu yapamayacakları anlamına gelir. Konut sahipleri, artık mülklerini veya evlerindeki odaları kiraya vermemeyi tercih ederler. Artık kiraya verilebilecek konutlar inşa edilmemeye başlar. Yani kira sınırlamasının niyetlenilmeyen sonuçlarından biri, kiralık mülklerin arzının düşmesidir. Açıktır ki, bu politikayı yürürlüğe koyanlar, kiralık daire arzının düşmesi niyetiyle hareket etmemişlerdir. Amaçları ev kiralamayı kolaylaştırmaktı. Fakat yaptıkları, amaçlarının aksi bir netice doğurmuş, kiralık dairelerin arzı daralmıştır.

İktisat 101 dersi verirken, öğrencilerime ilk gün niyetlerle sonuçların aynı şey olmadığını anlatırım. Politikanın ardındaki niyetler, onun sonuçlarını belirlemek zorunda. Bunun bir örneği, Nesli Tükenmekte Olan Türler Yasası ile niyet edilenlerin tam aksinin olmasıdır. Yasanın amacı soyu tükenmekte olan türlerin çoğalmasına olanak sağlamaktır. Ancak bu yasanın sonucu, pek çok yerde bahsettiğimiz hayvanların daha çok öldürülmesi olmuştur. Bu yasaya göre, özel mülkünüzün sınırları içinde nesli tükenmekte olan türler bulunursa, Çevre Koruma Kurumu, araziniz üzerindeki kullanım hakkınızı kısıtlama hakkına sahip olacaktır. Bu kısıtlamaların sonuçlarından biri ise arazinizin değerinin azalmasıdır. Bu durumda yapılabileceklerden biri, arazinizi satabildiğiniz fiyata elden çıkarmaktır. Bu yüzden mülk sahiplerinin çoğu, arazisinde bulunan nesli tükenmeye yüz tutmuş hayvanları öldürerek konuyu kapatma yoluna giderler. Bu durum “vur, toprağa göm ve sus” olarak adlandırılır. Hayvanlar öldürülür, gömülür ve ardından konu hakkında tek kelime edilmez. Ancak Nesli Tükenmekte Olan Türler Yasası’nın amacı bu değildi.

Buradan çıkarılacak ders şudur: Politikalar, başlangıçtaki hedefleriyle değerlendirilmemelidir. İyi hedefler belirlemek kolaydır. Politikalar, insanlar üzerindeki muhtemel sonuçlarıyla değerlendirilmelidir. Bu politikaları yürütenlerin, göz önüne alması gereken önemli esaslardan biri de makuliyettir.

İnanılmaz derecede karmaşık dünyada yaşıyoruz. Biliyoruz ki, eylemlerimizin uzun vadede dolaylı sonuçları olacaktır. Eylemlerimizin nereye varacağı hemen gözümüzün önünde değildir. Sonuçları tam olarak öngöremeyiz.

İster büyük bir devlete, ister küçük veya orta ölçekli bir devlete inanın, bahsettiklerimiz hepsi için geçerlidir. Elbette yaptığımız işlerin pratikte ne gibi sonuç doğuracağını genelde kestirmek zordur. Fakat böyle bir zorluğun varlığı, bizi yaptıklarımızın neticesini takip etme sorumluluğundan muaf kılmaz.
Şunu diyemeyiz: “Bu politikacılar ne kadar iyi niyetli, demek ki her şey güzel olacak!”. Bu uzak durmamız gereken bir yanılgı ve yanlış bir siyasi yaklaşımdır.

Kaynak: Learnliberty.org
Konuşmacı: Prof. Don Boudreaux / George Mason University
Çeviri: Belgin Büyükbuğa
Redaksiyon: Ahmet Altundal

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.