Konu hakkında daha derinlemesine bilgi sahibi olmak isteyenler aşağıdaki bağlantıları takip edebilirler;

  • Children of the Drug War [website]: ‘Children of the Drug War’ is a unique collection of original essays that investigates the impacts of the war on drugs on children, young people and their families
  • What You Should Know about Drug Prohibition (video): Professor Angela Dills argues that drug prohibition not only generates more violence and increases the cost of law enforcement, but also distracts law enforcement and puts citizens at greater risk of crime
  • The Drug Policy Roulette [article]: This National Affairs  article provides a defense of the War on Drugs and maintains a skeptical outlook on the prospect of drug legalization

NEDEN BİRÇOK ŞİDDET SUÇLUSU SERBEST KALIYOR?

Amerika’da tecavüz davalarının %59’u, cinayetlerin ise %36.2’si hiçbir zaman çözüme ulaştırılamadı. 2011’de şiddet içerikli suç vakalarının yalnızca yarısından azı çözüm bulabildi. Bu durum ister istemez şiddet suçu işlemiş bu kadar insanın nasıl böyle serbestçe dolaşabildiğini düşündürtüyor.

Ben, ceza hukuku profesörü Alex Kreit. İlk olarak New York’a bir göz atalım. Michael Bloomberg başkan olduğundan beri, polisler marijuana bulundurma suçundan tam 440,000 tutuklama yapmış, ki bu da 1 milyon çalışma saatine tekabül ediyor. Bu da birçok şiddet suçlusu dururken, polisin bolca parti basması şeklinde yorumlanabilir.

Bu durum birçok şehir ve eyalette böyle. Yurt çapında uyuşturucuya karşı savaşa son verdiğimizde, 41.3 milyar dolar tasarruf etmiş olacağız. Bu maliyet, narkotik araştırmaları, ofis çalışmaları ve duruşmaları kapsayan onlarca milyon çalışma saatine denk geliyor. Bu kadar parayı tecavüz ve cinayet dışındaki suçlar için harcıyoruz; şiddet içermeyen suçlar yüzünden insanları tutuklayıp hapse atıyoruz.

Daha da kötüsü, uyuşturucuya karşı açılan bu savaş işe yaramıyor bile. ABD’de 7 milyon insan rehabilitasyon gözetimi altındadır, ki bunların çoğu uyuşturucu ile ilgili davalardandır. Uyuşturucu tutuklamalarınin %81’i sadece uyuşturucu madde bulundurmaktan yapılmıştır. Bu, bir başkasına dokunmamış, saldırmamış, birilerini öldürmemiş veya taciz etmemiş milyonlarca insanın tutuklanması demektir. Ve harcanan bu paraya ve zamana rağmen uyuşturucu temin etmek hiç bu kadar kolay olmamıştır.

Bu durumu, uyuşturucu kullanımını 12 yıl önce suç olmaktan çıkarak Portekiz ile kıyaslayalım. Uyuşturucu kullanımı suç olmaktan çıktığından beri adalet sistemi daha yalın ve verimli bir hal almıştır. Bağımlılığa bir suçmuş gibi bakmak yerine, onu bir hastalık gibi ele aldılar. Ve böylece, şiddet suçu işlemiş olanlarla olmayanlar arasında bir ayrım yapmış oldular. Elbette yasal durumda denetimi çok daha kolaylaşan bu maddelere karşı en savunmasız olan çocuklar korunmuş oluyor. Dolayısıyla çocuklar arasındaki kullanımı düşüyor ve yeni HIV enfeksiyonlarının sayısı da azalıyor.

Toplumumuzda kimler mağdur olmaktadır? Ve biz onlara nasıl yardım edebiliriz? Kaynaklarımızı insan öldüren veya yaralayan gerçek suçluları yakalamak için kullanmalıyız. Bunu yaparsak saldırıya veya cinsel şiddete maruz kalmış herkesin iddialarının tam ve güvenilir bir şekilde araştırılacağının güvencesini verebiliriz.

Uyuşturucu maddenin legal olmasına karşı çıkıyor olsak da, öncelikle mağdurlara bu güvenceyi vermemiz gerekmez mi? Kendimize sormamız gereken soru şu: Devletin uyuşturucuya karşı açtığı savaştaki asıl mağdurlar kimlerdir?

Kaynak: Learnliberty.org
Konuşmacı: Prof. Alex Kreit / Thomas Jefferson School of Law
Çeviri: Işıl Orhan
Redaksiyon: Bünyamin Aydın

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.