MUHAFAZAKARLAR NEDEN LİBERTERYEN OLMALILAR?

Size bir önerim var: Eğer muhafazakarsanız, aynı zamanda liberteryen olmalısınız. Bir muhafazakar olarak, en doğrusunun kökleşmiş tecrübelerimize bağlı kalmak olduğunu düşünüyorsunuz, değil mi? Aynı zamanda geleneksel bir yaşam tarzı ve ahlak anlayışını benimsiyor olmalısınız. Bu değerleri alışılageldik olduğundan, saygıdeğer bulduğunuzdan veya basitçe “en doğrusu bu” olduğundan dolayı benimsiyor olabilirsiniz. Ancak bu, değerlerinizi başkalarına devlet eliyle dayatma hakkı verir mi?

Böyle bir şey yapmak, amaç ve ilkelerinize aykırı olurdu elbette. Her şeyden önce, dayatma yöntemi etkili olmazdı. Ahlaki değerlerinizi birilerine zor yoluyla benimsetirseniz, Tanrı’yı memnun etmiş olmazsanız. Dahası, bu etkili bir yöntem de değildir. Topluma kendi ahlaki değerlerinizi dayatırsanız, insanlar yasakları gizlice delmek için ellerinden gelen her şeyi yapacaklardır. Halbuki bu değerleri hür vicdanlarıyla, samimi bir şekilde benimsemeleri daha sağlıklı olacaktır. Buradan yola çıkarak, dayatma yönteminin muhafazakarların işine yaramayacağını söyleyebiliriz.

Ortaya koyduğumuz bu teze dair kuvvetli bir kanıt daha getirelim: Büyük bir devlet, ahlaki değerleri yozlaştırır, bir muhafazakarın benimsediği geleneksel değer ve prensipleri çökertir. Lord Acton bunu öngörmüş ve güç yozlaştırır demişti. Güç, insanlara kötü şeyler yaptırır. İnsanlar arasında güce dayanan ilişkiler yaygınlaştıkça, erdemler bir kenara atılmaya başlanır. Bireyler arasında gönüllülüğe dayanan ve eşit ilişkilerin olduğu bir toplumda, ölçülülük, öz disiplin ve diğer ahlaki değerler yayılma imkanı bulur. Devletin her şeye karıştığı bir toplumda ise bu değerler daha çok zayıflayacaktır. Bütün bunlardan dolayı şunu söyleyebilirim ki, eğer muhafazakarlığın herhangi bir türünü benimsiyorsanız, aynı zamanda liberteryen olmalısınız.

Kaynak: Learnliberty.org
Konuşmacı: Dr. Steve Davies / Institute of Economic Affairs
Çeviri: Ahmet Altundal
Redaksiyon: Bünyamin Aydın

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.