Milton Friedman ile, Ahlaksız Davranışların Teşviği üzerine…

Ekonomide temel bir kanun var. Bildiğim kadarıyla bu kanun hiç yanılmadı. Bu kanun: bir şey için daha fazla para ödersen, o şeyin daha fazlası olur. Bir şey için daha fazla para ödeyecek olursan, birisi o şeyden daha fazla yapmaya başlar. Biz, ahlaksız davranışları daha kârlı hale getirdik. Toplumumuzdaki değişikliklerle, insanların, bizim ahlaksız olarak kabul ettiğimiz, davranışlar sergilemelerine sebep oluyoruz. Bir derecede, hepimiz biraz yapmışızdır. Bu konudaki en ilginç örneklerden biri, İngiltere. Şimdi değil ama 19uncu, yok, 18inci yüzyılda. 18inci yüzyılda İngiltere kaçakçı ve vatandaşları yasaları dinlemeyen bir ülke olarak biliniyordu. 19 ve 20inci yüzyılın başında İngiltere, halkı yasalara uyan, devletin hiç rüşvet almadığı, bir ülke olarak ün kazandı. Herkez biliyordu ki, İtalya ve New Yorkta olanların aksine, İngilterede hiç bir zaman bir devlet memuruna rüşvet veremezdin. Bu değişim nasıl oldu? Nasıl, yasalara uymuyan, kaçakçı bir ülke, yasarlara çok saygılı bir ülke haline geldi? Çok basit bir şekilde, 19uncu yüzyıldaki kararlarla, bütün gereksiz kanunları kaldırarak. Eğer serbest ticareti engelleyen kanunlar kaldırılırsa, kaçakçılık diye birşey kalmıyor. Herkes istediğini istediği yerden alıyordu. Bir işyeri açmak için ruhsat alman gerekmiyorsa, devlet memuruna niye rüşvet vereceksin?  Devlet memurlarında yolsuzluk olmuyordu, çünkü rüşvet almaları için bir sebep yoktu. Tabii, Antropoloji derslerinizde öğrendiğiniz gibi, bu toplumdaki değişimlerde kültürel bir gecikme olur. Bu değişimler olduktan sonra, toplumda bir süre kalır.

Son 30-40 yıldan beri, İngiliz Ekonomisi, yavaş yavaş serbest ticaretten, hükümetin kontrol ettiği bir ekonomiye dönüştü. Yasalara uyan bir millet oldukları için kazandıkları ün yok oluyor. Son yıllarda yaşanan skandallar. Devlet memurlarının, politikacıların rüşvet almaları. Çetelerin yükselişi. Neden?  Kırılabilecek birsürü kanun var şimdi. Ama bu toplumun temeline dayanıyor. Bir halk, olan kanunların tamamını doğru ve geçerli kabul edince, o zaman kanunlara uyuluyor. Ama insanların, doğru ve geçerli kabul etmediği kanunlar yaparsan, o zaman insanların o kanunlara uymak için bir bilinci olmuyor.

Burada, herhangi biriniz, hız yaparsanız pişmanlık duyarmısınız? Normal bir günde olabilir. Yakalanmaktan korkuyor olabilirsiniz.  Ama yakalanmayacağınızı bilseydiniz, hız yapmayı, ahlaksız yada yanlış olan bir davranış olarak görürürmüydünüz. Belki bir iki evet diyeniniz olabilir. Bunlar azınlık. Ben şimdiye kadar, yabancı bir ülkenin döviz kanunlarını ihlal etmenin, ahlaka aykırı olduğunu söyleyen bir insana rastlamadım. Bu, komşusundan bir kuruş bile çalmayı aklına getirmeyen insanlar, gelir vergilerini öderken yalan söylemekte hiç bir problem görmüyorlar. Neden? Çünkü bir grup kanun, hükümetin yasa yapıp yapmamasına rağmen, insanlar için ahlaki deyer taşıyor. Bazıları ise insanların umurunda değil.

Birleşik Devletlerden birkaç tane daha örnek vereyim. Amerikada alkol  içmek bir ara yasaklandı. Bu yasak ülkenin yasalara olan saygısını ve ahlakını mahvetti. Geçmişte yasal olan alkol, sonra yasaklandı. Ve geçmişteki yasalara uyan iyi insanlar, alkol kaçakçılarına dönüştü.

Geçen Pazar günü “60 Minutes” programını izledim. O bölüm sigara kaçakçılığı hakkındaydı. New York’un sigara vergisi, South Carolina eyaletinin vergisine göre çok daha yüksek. Bu yüzden, insanlar South Carolinaya gidip oradan bol bol sigara alıyorlar ve New Yorka gizlice sokup, sahte New York sigara vergisi damgası koyup satıyorlar. New Yorkta satılan sigaraların çoğu kaçak. Bu vergi yüzünden insanların kanunları kırmasına sebep oluyorsun.  Tıpkı alkol yasağında olduğu gibi. Buna çözüm, New Yorkun sigara vergilerini indirmesi. Ve sigara kaçakçılığı bir gecede yok olur.

Kaynak: LibertyPen.com
Çeviri: Tolga Mercan
Seslendirme: Semih Bedir

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.