Konu hakkında daha derinlemesine bilgi sahibi olmak isteyenler aşağıdaki bağlantıları takip edebilirler;

KARABORSACI VE VAFTİZCİ TEORİSİ

ABD’nin birçok eyaletinde pazar günleri bira, şarap ve likör gibi alkollü içeceklerin satışının neden yasaklandığını hiç merak ettiniz mi? Oysa aynı bölgelerde pazar günü alkollü içecekler tüketmek yasak değildir. Karaborsacı ve vaftizci teorisi bu düzenlemenin sebebini açıklamaya yardım eder.

Karaborsacı ve vaftizci teorisi, devlet düzenlemelerinin öne çıkan özelliklerini açıklamaya çalışır. Fakat daha çok devletin düzenlediği olguları değil, getirilen kuralların öne çıkan karakterini açıklamaya çalışır. Teorinin adı -bir bakıma- bizi neyin beklediği ile ilgili bazı ipuçları verir.

Teori, aynı amaç etrafında toplanan, ancak bunu yapmak için somut olarak bir araya gelmesine gerek olmayan insanlarla ilgilidir. Alkol satan yerlerin pazar günü kapatılmasıyla, vaftizciler alkol satışının haftada en az bir gün azalmasından memnuniyet duyarlar. Ve böylece sokaklardan “rom şeytanı”nı kovmuş olurlar.

Yasal satış yapan yerlerin kapatılması ile de karaborsacılara gün doğar. İşte o gün, karaborsacıların satış yapabildiği gündür. Karaborsacılar nevaleyi genelde cumartesileri yasal satış yerlerinden alır ve pazarları da üzerine kâr payı koyarak satarlar. Karaborsacı bu yasaktan memnundur. Vaftizciler de yasağın uygulanmasından hoşnutturlar. Ve bazen karaborsacılar bazı resmi yetkililere ya da dost politikacı adaylarına amaçları için mali destek verirler.

Şimdi dikkat edilmesi gereken nokta şu olmalıdır: Pazar günleri alkollü içecek tüketiminde değil, satışında bir azalma vardır. Zira karaborsacılar, pazar günleri alkollü içecek tüketimini yasaklayan bir yasayı asla desteklemezler.

Artık bu teoriyle diğer düzenlemeleri de yorumlayabiliriz. Bu teori bize, alkollü içecekler olsun, güvenlik standartları ya da çevresel kural ve düzenlemeler olsun, herhangi bir düzenlemeyi yorumlamamıza yardımcı olur.

ABD’deki çevre yasasının önemli bir özelliği, kirliliğin yeni kaynakları ve mevcut kaynakları arasında ayrım yapmasıdır. Yeni bir tesis kuracaklar için katı kurallar geçerliyken, mevcut tesisler eski düzenlemelere göre çalışıyorlar. Bu durumdan memnun olan iki grup var ve tabii ki bu eski tesis sahiplerinin de işine geliyor. Çünkü eski tesis sahipleri yeni getirilen katı kurallara uymak zorunda değiller ama onların sektöre yeni adım atan rakipleri uymak zorundalar. Bu durum sektöre yeni firmaların girişini kısıtlıyor ve eski tesislerin daha fazla kazanç sağlamasına neden oluyor. Çevreciler de bir yandan daha katı standartlar için mücadele etmektedir. Elbette yeni bir tesis kurulduğunda son teknolojinin kullanılması gerekecektir.

Çevreciler ve çevreci kuruluşlar, bu tarz yasaların yürürlüğe girmesi ve uygulanması için lobicilik yaparlar. Bu sırada sanayiciler ise daha kazançlı günlerin hayalini kurar. Ve sonuç: ABD’de Çevre Koruma Örgütü’nün yaptıkları, kartelin işine yaramıştır.

Peki, karaborsacı ve vaftizci teorisi bize ne kazandırır ve gelecekte bu teoriden ne beklemeliyiz? Yeni düzenlemelerin getirildiği herhangi bir zamanda ve bilhassa yeni alanlarda, iddia ediyorum ki, karaborsacı ve vaftizcilerle karşılaşacaksınız. Yeni düzenlemeler ile mi karşılaştınız, öyleyse altında karaborsacı ve vaftizcileri arayın. Düzenlemenin esasında ne için getirildiğini böylelikle anlayacaksınız.

Kaynak: Learnliberty.org
Konuşmacı: Prof. Bruce Yandle / Clemson University
Çeviri: Başak Öner
Redaksiyon: Bünyamin Aydın

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.