İŞ DÖNGÜSÜ HAKKINDA: AVUSTURYA TEORİSİ

Avusturya iş döngüsü teorisi, devletin para arzı mühendisliğiyle girişimcileri kandırdığını öne sürer. Bu teoriye göre senaryo şöyle işler: Merkez bankası para arzını artırır. Reel faiz oranları düşer; çünkü artık ortada daha fazla para vardır. Reel faiz düştüğünden dolayı girişimciler daha fazla borç alır. Daha uzun ve iddialı projeleri üstlenirler; teoriye göre bu uzun ve iddialı projeler sürdürülemez, eninde sonunda zarara girer ve balon patlar.

[Emlak Balonu]

Avusturya teorisyenlerinin çoğu “emlak balonu”nun teoriyi açıklamak için biçilmiş kaftan olduğunu ileri sürer: 2001-2004 arasında, FED, kredileri bir şekilde gevşek bırakmıştı, nominal faiz oranları düşüktü ve emlak balonu oluştu. İnsanlar çok borç aldılar; almaları gerekenden çok daha fazlasını aldılar. İnsanlar; iyi koşulların, düşük mortgage faizi oranlarının, krediye kolay ulaşımın ve emlak fiyatlarındaki artışın sonsuza kadar süreceğini sandılar. Ama sonunda balon patladı, akış tersine döndü ve geriye bakıldığında tüm o iddialı yapı projelerinin ve mortgage kararlarının büyük hatalar olduğu ortaya çıktı.

[Avusturya Çözümü]

Avusturya teorisyenleri, problemi çözmek için ilk etapta ya altın standardına dönülmesi gerektiğini ya da daha sıkı para politikalarına sahip olunması gerektiğini savundular. Böylece girişimcileri aldatmak daha zor olacaktır; çünkü parasal istikrar, girişimcinin geleceğe dair beklentilerinin daha tutarlı olmasını sağlayacaktır.

[Büyük Buhran’ın Açıklaması]

Avusturyacılar ve Keynesyenler, 1920’leri ve Büyük Buhran’ı farklı şekillerde yorumlamışlardır. Birçok Keynesçi ve monetariste göre, 1929-1932 arasında kritik olumsuz dönemler vardı ve eğer sadece emlak sektörüne gelen toplam talep radikal bir şekilde durdurulsaydı, çok daha güçlü bir ekonomiye sahip olunabilirdi.

Avusturyacı bakışa göre 1920’lerde para arzı çok fazlalaştırılmıştı. Girişimciler geri dönüşü olmayan uzun vadeli, iddialı ve ileride zarar edecek projeler üstlendiler. Bu noktada ben pek Avusturyacılar gibi düşünmüyorum ama bu, iki bakış açısı arasındaki farkı görmek için bir yöntemdir. Avusturyacılar, problemin kaynağı olarak daha çok -bir kere bulaşınca kurtulması çok zor olan- enflasyona vurgu yaptılar. Monetaristler ve Keynesyenler, eğer toplam talep artırılabilir veya son dakikaya kadar toplam talep muhafaza edilebilirse aslında döngünün o kadar şiddetli yaşanmayacağını düşünmektedirler.

[Güçlü ve Zayıf Yönleri]

Avusturya teorisinin güçlü ve zayıf yönleri nelerdir? Tarihte pek çok kredi balonu görüyoruz ve genelde bu balonlar gevşek para politikalarının uygulandığı dönemlerde ortaya çıkıyor. Avusturya teorisi, tarihte önemli bir yer tutuyor. Bu teoriye göre piyasada çok fazla kredi vardır, girişimciler buna kanar ve bu da daralma veya krize sebep olur. Fakat Avusturya teorisinin zayıf noktaları var. Bunlardan biri, piyasanın erdemlerini vurgulayan bir teorinin, girişimcilerin çok kolay kandırıldığını varsaymasıdır. Buna göre, enflasyon ve kredilerde artış görüldüğünde, girişimci, “Hey bir dakika, haberlerde enflasyon artışı olduğunu gördüm. En iyisi mi, işte fazla açılmayayım. Biraz ihtiyatlı olmakta yarar var” diyecek kapasiteye sahip değilmiş gibi görünüyor. Ayrıca geriye dönüp baktığımızda, birçok iş döngüsünün parasal daralmadan kaynaklandığını, bir önceki genişlemeden kaynaklanmadığını görüyoruz. Yani Avusturya teorisinin uymadığı pek çok kötü senaryo bulunabilir.

Kaynak: Learnliberty.org
Konuşmacı: Prof. Tyler Cowen / George Mason University
Çeviri: Seçkin Sosyal
Redaksiyon: Ahmet Altundal

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.