Konu hakkında daha derinlemesine bilgi sahibi olmak isteyenler aşağıdaki bağlantıları takip edebilirler;

  • The Fraser Institute (website): The Fraser Institute is an independent non-partisan research and educational organization based in Canada which supports a free and prosperous world through choice, markets and responsibility. http://www.fraserinstitute.org/

HER ŞEYİN BİR FİYATI VARDIR VE BU GÜZEL BİR ŞEYDİR

Bir tüketici olarak her gün küçük mucizelerle karşılaşıyor hem de bizzat siz mucize yaratıyorsunuz, ancak bunun farkına varmıyorsunuz. Bahsedeceğim şeyi muhtemelen can sıkıcı bir şey veya bir pürüz olarak gördüğünüzü tahmin ediyorum. Fakat pek kıymetini bilmesek de, bu küçük şeyler modern hayatı mümkün kılmaktadır.

Neden mi bahsediyorum? Fiyatlardan. Her gün ürün ve hizmetlere ödediğimiz ücretlerden. Fiyatları, istediğiniz bir şeyi elde etmenin acı bir bedeli olarak görebilirsiniz ama fiyat bundan daha fazlasıdır. Fiyatların içerdiği çeşit çeşit bilgiyi gördüğünüzde her biri birer mucize haline gelir; yığınlarca insanın milyarlarca tercihini dinamik ve üretken bir şekilde koordine eden bir mucize. Şöyle açıklayayım. Mesela ketçabı düşünelim, ana maddesi tabii ki domates olan lezzetli, kırmızı bir sos.

Kaliforniya’da korkunç bir kuraklık olduğunu varsayalım. Bu yılın domates hasadı önemli derece düşmüştür. Talep hala aynıdır. İnsanlar hâlâ önceki gibi hamburger ve patatesleri için ketçap isterler ama arz sönük kalmıştır. Haliyle çiftçiler domateslerini daha pahalıdan satmaya başlarlar. Bu da ketçap üreticilerinin domatesi daha pahalıya alması ve bakkallara daha pahalıya satması anlamına gelir. Bu yüzden bakkallar da ketçabı müşterilerine daha yüksek fiyata satarlar. Buradaki önemli nokta tüketicilerin bu olaya nasıl tepki verdiğidir. Çok azı fiyatı önemsemeden hâlâ önceki kadar ketçap almaya devam eder. Çoğunluğu mayoneze veya hardala yönelir veya sos kullanmayı tamamen bırakır. Aslında kuraklık olduğu için bu yerinde bir karardır.

Etrafta önceki kadar bol domates yoktur. İnsanların bütün bir grup olarak daha az domates yemesi gerekir. Haliyle ketçabı en az önemseyen insanlar tüketimlerini azaltırlar ve bu tüm domates tüketiminde bir azalmayı getirir. Duruma uzaktan baktığımızda, bu olaylar zincirinin bilinçli olarak planlanmış olduğu izlenimine kapılabiliriz: Çiftçi, imalatçı, bakkal ve tüketici bir plan veya emir doğrultusunda domates kıtlığına karşı koordine olmuşlardır. Elbette böyle bir şey olmadığını biliyoruz. İnsanları ketçaptan uzak tutma planları kuran bir “sos birimi” yoktur. Fiyatlar, tüketiciye doğal bir şekilde ketçabı azaltma sinyali yollar. Ya da büyük ekonomist Friedrich Hayek’in dediği gibi, ketçap fiyatı “bir tür değişim yaratma düzeneği”dir.

Şimdi bu olaylar zincirini trilyonlarla çarpın; işte bu dünya ekonomisidir. Milyarlarca alıcı ve satıcı, her günün her saatinde eş zamanlı olarak kıtlık ve bolluklara uyum sağlayarak alışveriş yapar ve anlık gelişmelere göre özenle pozisyon alırlar. Ancak bu muazzam küresel işbirliği zincirinin bir parçası olduklarının farkında bile değillerdir. Bütün bu koordinasyon ve ahenk, fiyatlar sayesinde oluşur. Bütün bu bilgiler bir sayının içine sığabilir. Bakkala bir dahaki gidişinizde bunu düşünün.

Kaynak: Learnliberty.org
Konuşmacı: Prof. Don Boudreaux / George Mason University
Çeviri: Merve Güngör
Redaksiyon: Ahmet Altundal

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.