Göçten En Çok Zarar Görenler Kimler?

Konu hakkında daha derinlemesine gitmek isteyenler, aşağıdaki linkleri inceleyebilirler ancak dil ingilizcedir;

Yes, There Is Such Thing as a Free Lunch: It’s Called Immigration [article]: A Forbes article on the job-creating impact of high-skilled immigration and two policy proposals to promote high-skilled immigration

A Smart Solution to the Diversity Dilemma [article]: Jason Richwine at The Americanproposes a controversial immigration solution to a controversial problem – that ethnic diversity has serious social costs on a society

What if Justice Demands Open Borders? [article]: Nathan Smith at The Americanargues that a Lockean conception of justice and social contract demands an open-border policy

The Effect of Immigrants on U.S. Employment and Productivity [study]: A paper from the Federal Reserve Board of San Francisco showing the positive net benefits of immigration on jobs and production

Immigration Reform and the American Worker [article]: A New Yorker article rejects the claim that high and low-skilled immigration takes away American jobs

TARTIŞMA: GÖÇTEN EN ÇOK ZARAR GÖRENLER KİMLER?

JAN TING: Amerikalılar olarak, kendi vatandaşlarımız için duyduğumuz kaygılar, dünyanın başka yerlerinden gelen insanlara göre daha mı fazla? Ya da öyle mi olmak zorunda? Bence bu önemli bir felsefi soru. Çinli filozoflar bu soruyu pek çok defa sormuşlardır. Kendi klanınıza ya da ulusunuza daha mı fazla bağlılık duyuyorsunuz? ‘Millet’ kelimesi 21.yy’ın devamında herhangi bir anlam ifade edecek mi? Bence edecek. Bence hayatı boyunca burada çalışan, şimdi ise işsiz kalmasının yanında emekli olduğu zaman geçinebilecek parası olmayan insanlara karşı elbette bir sorumluluğumuz var.

Sadece daha fazla üretenin kazandığı bir yarış bu. Bu açıdan baktığınızda büyük işletmelerin sınırsız göç almadaki arzusunu anlamak çok da zor değil. Büyük işletmeler göçün sınırsız olmasını isterler, çünkü bu, maaşları aşağıya çektiği gibi, karlılığı da arttırır. Evet karlılık artacak ama maaşlar da aşağıya inecek…

Neden Amerikalı öğrenciler bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarına yönelmiyorlar? Hiç bunu merak ettiniz mi? Bunu her zaman merak ettim. Amerikalı öğrencilerin problemi ne? Neden hepsi hukuk fakültesine gitmek ve benimle çalışmak istiyorlar? Çünkü Amerikalı öğrenciler bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarının herhangi birini seçtiklerinde bu bölümlere gelen yabancı uyruklu zeki öğrenciler ile yarışacaklarını biliyorlar. Peki siz bunu ister miydiniz? Çevrenizde rekabet etmek zorunda kalacağınız yabancı uyruklu zeki öğrencilerle böyle bir yarışa girmek ister misiniz? İşte bu, gerçek bir yarış. Önceliğimizin ne olduğuna karar vermemiz gerekiyor. Önce Amerikalı vatandaşlarınızı mı düşüneceksiniz, yoksa dünyanın geri kalanı için mi endişe edeceğiz? Dünyadaki herkesi eşit derecede önemsemeden Amerikalıları da mı önemsememelisiniz? Ben böyle bir şeyi kabul etmiyorum.

TURNER: Bryan cevap vermek ister misin?

BRYAN CAPLAN: Elbette. Kendi çocuklarımı diğer Amerikalı çocuklardan ya da diğer milletlerin de çocuklarından elbette daha fazla önemsiyorum. Çocuklarımı çok seviyorum, ve onlara yetemediğim, yardım edemediğim pek çok konu var. Tabii ki onlara yardım etmek için diğer insanların haklarından hiçbir şey çalmayacağım. Sınıflarında birinci olabilmeleri için herhangi bir çocuğu okuldan attırmayacağım. Yapmam, çünkü bu yanlış olur. Birini sevdiğinizde ve onu diğerlerinden daha çok önemsediğinizde, en azından diğer kişilere de adil davranıp davranmadığınızdan emin olmak zorundasınızdır. Ve bu kesinlikle göçmenlik yasalarında da olması gereken, ancak olmayan şeydir.

Göçmenlik yasaları, diğer milletlerden gelen insanlara adil davrandığımız sürece kendi vatandaşlarımızı da önemseyebiliriz gibi bir şey söylemiyor. Yasanın bize söylediği şey; Amerikalıları önemseyeceğiz ve bunu yaparken de diğer insanlara verdiğimiz zararları görmezden geleceğiz. Sınırın öbür tarafında doğmuş olmak dışında başka bir hatası olmayan insanları önemsemeyi bırakıp, sadece kendi vatandaşlarımızı düşünmemiz gerektiğini söylüyorlar bize.

Jan’ın iktisadi açıdan söylediklerine gelirsek…Evet, baktığınızda her zaman sadece kaybedilenlere odaklanabilirsiniz ama aynı zamanda kazançları da görüp, artıları ve eksileri beraber değerlendirmeniz gerekir.

İnsanların kendilerinden daha iyi/daha yetenekli insanları yoketmesi üzerine kurulu bir dünya düşünsenize..Ekonomi nasıl olurdu? Yoksulluk içinde yaşıyor olurduk. Daha zeki ve vasıflı insanların potansiyellerini gerçekleştirdiği bir ülkede yaşadığımız zaman buna şükretmeliyiz. Pek çok defa onlardan faydalanırız çünkü genellikle bu insanlardan bir şeyler öğreniriz. Bazen kaybederiz, çünkü bu insanlarla aynı zamanda bir yarışın da içindeyizdir. Dünyadaki toplam üretim miktarı çok önemlidir. Göç etmek serbest bırakıldığı zaman, dünyadaki toplam üretim iki katına çıkarabilir ve bu üretilen şeyler sadece şirketlerin karlarını arttırmaz, aynı zamanda insanların pek çok ihtiyacını da karşılar.

TURNER: O halde şunu netleştirelim. Eğer göçü bedava verilen bir öğle yemeği gibi görüyorsak, neden bunu geri çeviriyoruz?

BRYAN CAPLAN: Bana göre insanların bunu reddetmesinin sebebi çoğu insanın iktisattan gerçekten anlamaması. İnsanlar sadece olumsuzluklara odaklanmışlar. Bir ikinci neden ise, insanların yabancılara karşı olan önyargılarıdır. Yani, herhangi bir sorun olduğunda bu insanlar suçlamak için etraflarında bir yabancı aramaktadırlar. Yabancılar konusu ne zaman açılsa bu insanların onlar hakkında söyleyeceği negatif bir şeyler muhakkak vardır. İnsanlar kolay kolay derin bir nefes alıp, “bi’ düşünelim” demiyorlar. Başka bir milletten insana karşı yanlış bir şey yapıp yapmadıklarını nadiren sorguluyorlar. “Bu ülkede doğmayan bir insana hor davrandığım için kendimi kötü hissetmeli miyim?”. Bu soru hepimizin kendisine sorması gereken bir soru.

Kaynak: LearnLibery.org
Konuşmacı: Prof. Bryan Caplan / George Mason University
Çeviri: Ayşe Nur Orhan

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.