Fiyat Sistemi, Bölüm II, Kar ve Zarar

Konuyla ilgili daha derinlemesine gitmek isteyenler, aşağıdaki kaynakları inceleyebilirler ancak dil ingilizcedir;

    • Competition [Article]: Wolfgang Kasper explains the fundamentals of competition, exchange, and the market process.
    • Competition as a Discovery Procedure [Article]: Friedrich A. Hayek explains how competition discovers information that would not be available in the absence of the competitive process.
Fiyat Sistemi, Bölüm 2: Kârlar ve Zararlar
 
Fiyatlar,  dağınık olan bilgiyi bir araya getirir, toplar ve üreticilerle tüketicilere aktarır. 
 
‘Üreticilerin ve tüketicilerin bu bilgiyi kendi planlarına ve eylemlerine dâhil etmek için bir teşviki yoksa bu bilgi ne işe yarar? Kârlar ve zararlar işte tam da burada devreye girer.
 
Kâr peşinde koşma ve zarardan kaçınma eğilimi,  firmaları ve bireyleri,  fiyatların sağladığı bilgi akışına duyarsız kalmamaya zorlar.  
 
Eğer üreticiler,  insanların ödemeye razı oldukları fiyatlarda ürünler yaratmak için kıt kaynakları kullanmak zorundaysa, kârlar ve zararlar onları bilgilendirir. 
 
Kârlar ve zararlar, insanları fiyat sisteminin sağladığı bilgilere duyarsız kalmamaya iten bir çeşit geri bildirim mekanizmasıdır. 
 
Kârlar, insanları yeni fırsat arayışlarına sürükler. 
 
İnsanlara yeni ürünler ve yeni fikirler bulmak için, gerekli riski alma cesaretini verirler. 
 
Her yeni fikir ve yeni iş,  alınmış bir risktir. Eğer elde edilecek kârın arzusuyla teşvik edilmeseydik, insanoğlu taş devrinden bir adım öteye gidememiş olurdu. 
 
Kâr peşinde koşma, mümkün olan en az kaynakla, mal ve hizmetler üretme çabasıdır. İşte bu çaba, diğer mal ve hizmetlerin üretimi için gerekli kaynak tasarrufuna imkan sağlar.
 
Zararlar ise bizleri ihtiyatlı olmaya iter. Kâr gibi teşvik edici değildir ve aşırı riskler alınmasını engeller. Eğer bir işte sürekli zarar ediliyorsa, kişi iflas eder. Bu durum, önemli bir ekonomik işleve sahiptir. İflas sayesinde zayıf ekonomik kararlar alan işletmeler, ayıklanmış olur.  İflaslar sayesinde bu kaynaklar, tüketiciler için daha değerli mal ve hizmetler üretmek yolunda yeniden tahsis edilebilir.
 
Bir tren yolu şirketi raylarını altından yaptıysa, piyasada oluşan fiyatlardan ötürü bunu,  çelik gibi daha ucuz bir metalle değiştirmek zorunda kalacaktır. Eğer değiştirmezse, önemli ölçüde zarara uğrayacak ve batacaktır. İflasın, piyasa başarısızlığı olmadığını aklınızdan çıkarmayın. Aksine piyasanın çalıştığının bir göstergesidir. Fırsatçı ve beceriksiz bir politikacının görevinden alınması, seçim sürecinin iyi şekilde işlediğini gösterir. Yetersiz ve kabiliyetsiz bir işletmenin iflas etmesi de aynı şeydir.
 
İflas durumunda, söz konusu şirketlerin kaynakları,  daha başarılı işlerde kullanılmak üzere tahsis edilir. 
 
Eğer iflasın faydalarını azaltma çabasındaysanız, daha az ihtiyatlı olmayı ve aşırı risk almayı teşvik etmelisiniz..
 
Ekonomistler buna ‘ahlaki tehlike’ adını veriyorlar. Bunun en güzel örnekleri,ni Fannie Mae ve Freddie Mac gibi devlet destekli girişimlerde gördük. Bu kuruluşlar, mali destek alarak iflastan kurtarılacaklarına ilişkin üstü kapalı garanti aldıkları için, özellikle riskli portföylere yatırım yaptılar. Bu durum,  yanlış bir teşvik yarattı. Bankalar tüm kazancın üstüne konarken, yüksek riskli yatırımlarından doğan kayıplara maruz kalmadılar.
 
Fiyatlar aracılığıyla düzenlenen ekonomide ise kârlar ve zararlar önemli rol oynar. Kârlar ve zararlar sayesinde kıt kaynaklar sürekli olarak tüketicilerin daha fazla yararına olacak şekilde tahsis edilirler.
 
Artan oranlı vergilendirme yoluyla kârlara el koyma çabası ya da devlet yardımında bulunarak zararı veya iflasları azaltma gayretleri, açıkça, fiyatların bu işlevini aksatmaktadır. Bu da ekonomide,  kaynakların optimal kullanılmasını engellemekte ve tüketicileri yoksullaştırmaktadır.
 
Kanyak: LearnLiberty.org
Çeviri: Buse Şayir
Seslendirme: Semih Bedir

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.