Konu hakkında daha derinlemesine bilgi sahibi olmak isteyenler aşağıdaki bağlantıları takip edebilirler;

Behavioral Economics (playlist): Heuristics, cognitive biases, public choice– oh my! Watch the entire series to learn more about behavioral economics at http://hayekandchill.com/economics/

Predictably Irrational (book): From drinking coffee to losing weight, from buying a car to choosing a romantic partner, we consistently overpay, underestimate, and procrastinate. Yet these misguided behaviors are neither random nor senseless. They’re systematic and predictable—making us predictably irrational.

 

Davranışsal Ekonomi- Bölüm 1

Ben Anthony Davies
Ben Erika Davies.
Ve işte karşınızda Davranışsal İktisat.
Uzak geçmişte bir noktada elinde yemeği olan bir insan, mızrağı olan diğer bir insanla buluşmuştu. Bu iki kişi ellerindekileri takas etmişlerdi, bu sayede buluşmadan önceki hallerinden çok daha iyi bir durumda ayrıldılar.
Çocuklar hayatlarının erken dönemlerinde takasın önemini öğrenirler.
“Paylaşım” dediğimiz bu davranışı quid pro quo (mukabele) kavramı adı altında öğretiyoruz. Sen oyuncaklarını arkadaşınla paylaşıyorsun ve arkadaşların oyuncaklarını seninle paylaşıyor. İşte takas etmek budur.
Takasın keşfi uzmanlaşmanın keşfine yol açmıştır. İnsanoğlu her bir insanın kendi zaman ve enerjilerini en iyi şekilde ayarlamasıyla daha fazla takas edebileceklerini fark etmiştir.

El becerisine sahip olanlar mızrak yapımıyla uğraşmışlar, güçlü olanlar ise avcılıkla daha çok zamanlarını geçirmişlerdir. Elde edilen mızraklar ile etleri değiş tokuş etmişler ve böylece iki tarafın da refah seviyesi yükselmiştir.
Uzmanlaşmanın takasla olan birlikteliği ekonominin başlangıcıydı. Onlarca, binlerce yıl içerisinde ekonomi genişlemiş ve daha kompleks bir hale gelmiştir.
İnsanlar günümüzde belirli alanlarda o kadar uzmanlaştılar ki, artık çoğu avlanmayı veya gıda ürünü yetiştirmeyi bilmemektedir. Gıda ihtiyaçları için diğerlerine güvenmektedirler. Takasla beraber yıllar boyu kendi kabiliyetlerini geliştirerek diğer insanların refah seviyesini yükseltmektedirler. Takastan önce bunu yapmanın imkanı yoktu.

Ve bu takaslar büyüdükçe, insanoğlu ekonominin kendisiyle alakalı sorular üretmeye başlamıştır.
Mülk ve fiyatların doğası nedir? Ekonomi, başında hiç kimse olmadan nasıl işlemeye devam etmektedir?
Bu sorular başka bir soruyu beraberinde getirmiştir: Sınırsız istekleri, sınırlı kapasiteleriyle karşılaştığında insanlar nasıl davranış gösterir? İşte bunu açıklamak için geliştirilen teori bütününün adına “iktisat” denmektedir.

Ekonomiyi oluşturan temel prensiplerden bir tanesi, insanoğlunun kendisini şimdi veya gelecekte kendini mutlu edecek tercihlerini rasyonel bir şekilde ortaya koymasıdır.
Ama etrafımıza baktığımızda insanların o kadar da rasyonel varlıklar olmadığını görürüz. İnsanlar sigara içerler, sonrasında sigaradan dolayı hastalanıp ölürler. Öğrenciler çalışmayı bırakırlar, sonrasında çalışmadığı için pişman olurlar.
Her insan bazen mantıksız bir şekilde davranır. Ve bu durum ekonominin yanlış temeller üzerine kurulup kurulmadığı sorusunu akıllara getirir. İnsanların mantıksızlığı, iktisadi teorileri geçersiz kılıyor olabilir mi?

İktisatçılar insanların rasyonel varlıklar olduğu iddia ederler. Bunu derken tam olarak ne kastettiklerini anlamak için molekülleri inceleyelim. Akışkanlar mekaniği bize sıvıların nasıl hareket ettiklerini açıklar.

Akışkanlar mekaniği bize minimum dirençle gemi gövdelerinin ve maksimum yükle uçak kanatlarının nasıl dizayn edildiğini anlamamıza yardımcı olur.
Moleküller teker teker bakıldığında tahmin edilemeyecek bir biçimde hareket eder fakat grup halindeyken molekülün davranışları o kadar öngörülebilirdir ki, bu öngörülebilirliğe güvenerek her bir bota veya uçağa binerken hayatımızı ortaya koyarız.
Ve işte burada irrasyonel insanlar devreye girer. Moleküllerden farklı olarak, her insan en azından bazı zamanlarda öngörülebilir varlıklardır, çünkü onlar en azından bazen rasyoneldirler. Bu demektir ki insanlar bir grup içinde hareket ettiklerinde öngörülebilirlikleri de o kadar artacaktır.
İnsanlar mantıksız kararlar verir ama biz bu kararlardan ve çevremizdeki başka insanların hatalarından ders çıkarmaya meyilliyizdir.

Bu arada, mantıksız gibi görünen bir sürü karar aslında gayet rasyonel olabilir. Mesela, ders çalışmak yerine partiye giden bir öğrenciyi ele alalım. Hocasına göre öğrencinin bu kararı çok mantıksızdır.
Ancak öğrenci gerçekten de mantıksız bir karar mı vermiştir? Büyük ihtimal hayır. O öğrenci partiyi tercih ettiği zaman aslında rasyonel bir şekilde boş vaktini kullanarak gelecekte ders çalışmasını daha verimli hale getirmektedir.

Bu takas karşılığında, gelecekte o öğrenci ders çalışmalıdır.
Hocası bu durumu ahmaklık olarak görebilir, ancak bunu böyle görmesi öğrencisine kıyasla daha farklı önceliklere ve yeteneklere sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Yani hocası bu takası yapmaya öğrencisinden daha az isteklidir.
Tercihlerdeki ve kabiliyetlerdeki farklılık modern ekonomimizi mümkün kılan şeydir. Tüketimini artırmak isteyen insanlar bir süre paralarını biriktirmeye başlarlar ve bu para da bir süre sonra tüketimlerini artırmaya daha az hevesli insanlar tarafından borç olarak alınır.

Bunlar arasında, girişimciler ortaya yeni fikirler koyanlardır.
Ve girişimcilerin fikirleri başarılı olduğunca bizler araba, uçak, bilgisayar, internet ve sahip olmayacağımız daha bir sürü şeye sahip olabiliyoruz. Bütün bunlar zamanında bir grup mağara adamının mızraklarını gıda karşılığında takas etmesiyle başlamıştır. İşte bu harikulade işbirlikçi macerayı bizler ekonomi olarak adlandırmaktayız.

Kaynak: LearnLiberty.com
Çeviri: Enes Ataç
Redaksiyon: Ahmet Altundal

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.