Konu hakkında daha derinlemesine bilgi sahibi olmak isteyenler aşağıdaki bağlantıları takip edebilirler;

  • The Prussian Connection [article]: A history of American public schooling, detailing the Prussian origins of our current public school system
  • The Public School Nightmare [article]: John Taylor Gatto, a well-respected and successful public school teacher, argues for abolishing the public school system
  • Is There a Crisis? [interview]: PBS interviews academic experts on the state of public education

EĞİTİM VE MODERN OKUL SİSTEMİ AYNI ŞEY DEĞİLDİR

Lise zamanlarınızı düşünün. Hiç hapishanedeymişsiniz gibi hissettiniz mi? Sizin arzularınızla uzaktan yakından alakası olmayan amaç ve hedeflere sahip bir makine içerisindeymiş gibi hissettiniz mi? Eğer böyle hissettiyseniz şaşırmamalısınız, çünkü hissettiğiniz modern eğitim anlayışının doğasıdır.

Modern okul sistemi, 1806’dan sonra Prusyalılar tarafından geliştirildi. O tarihten önce eğitim kurumlarında çeşitlilik hakimdi. Bizim bugün “okul” diye tanımladığımız kurum ise belirli bir dönem ve yerde icat edildi. Ve bu eğitim anlayışı belirli bir plana yönelik olarak tasarlandı. Bu plan; sadık, itaatkar öğrenciler ve askerler, aynı zamanda üretken ve itaatkar işçiler yetiştirmekti. Bu durum, okulların neden şu anki yapıya sahip olduğunu açıklar. Bu durum, bir okul gününün neden katı bir şekilde zaman dilimlerine bölündüğünü açıklar. Yine bu durum, okulların neden hiyerarşik ve katı bir yapıya sahip olduğunu açıklar. Ayrıca insanların neden kendileriyle aynı ilgi ve yeteneklere sahip kişilerle değil de, yaşıtlarıyla beraber eğitildiklerini de açıklar. Ve bu durum birçok eğitim sisteminin gençleri neden farklı kariyer gruplarına ayırıp, çeşitli alanlara yönlendirdiğini açıklar.

Okullarda -bir yere kadar- gerçek bir eğitimden bahsedebiliyorsak, bu ancak güzel bir tesadüfün ya da okul eğitiminin dolaylı bir sonucu olabilir. Şu an okullarda çalışan, eğitimin yaptıkları şeyin temel amacı olduğunu düşünen ve insanları eğitmek için sorumluluk alan ve çabalayan bir sürü insan var. Fakat sorun şu ki; içinde uğraş verdikleri sistemin bizzat kendisi, kuruluşu ve düzenlenme biçimi, amacın (eğitimin) ve çabanın kendisine son derece ters. Bu yüzden maalesef “suyu tersine akıtmaya çalışmak” gibi bir amaçla çaresizce sürekli çabalıyorlar. Ve elde ettikleri en ufak bir başarı varsa bile, tüm bu olanaksızlığa rağmen elde edilmiş bir başarı oluyor. Farkına varmamız gereken şu ki, modern okul anlayışı ile eğitim aynı şey değildir. Aslına bakılırsa, modern okul ile eğitimin aynı şey olduğunu düşündüğümüz için eğitimin ne olduğu ya da ne olabileceği hakkındaki fikirlerimizin içi ciddi anlamda boşaldı.

Mesela neden eğitimin hayatın sadece belirli bir döneminde gerçekleşebileceğini varsayıyoruz? Eğitim, bir insanın hayatının herhangi bir zamanında gerçekleşebilir; aslında öyle de olmalıdır. Neden aynı yaştaki insanların hepsini beraber eğitmek zorunda olduğumuzu farz ediyoruz? Bu akıl almaz bir durum. Neden eğitimi okulların bizi mecbur ettiği bu aşırı sistematize edilmiş ve katı kuralcı düzen içinde vermek zorundayız? Eğitim, çoğu insanın hayatında merkezi bir rol oynamaktadır. Yapmamız gereken, okulların eğitim vermenin tek yolu olduğu düşüncesinden uzaklaşmaktır.

Kaynak: Learnliberty.org
Konuşmacı: Prof. Dr. Steve Davies / Institute of Economic Affairs
Çeviri: Hilal Elif
Redaksiyon: Ahmet Altundal

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.