DEVLET, TEKELLERE MÜDAHALE ETMELİ MİDİR?

Tekellerin varlığı, hükümetin müdahalesi için meşru bir neden sağlar mı? İnsanların çoğu piyasada oluşacak tekeller konusunda tedirgindirler. Bu tedirginlikleri, tekelleşmeyi engellemek için devlet müdahalesinin iyi bir çözüm olup olmadığı sorusu takip etmektedir. Bu müdahale birkaç şekilde yapılabilir. Büyük bir firma, birbirleriyle rekabet edebilecek daha küçük firmalara bölünebilir veya bir firmanın kârı ya da sattığı ürünlerin fiyatları sınırlandırılabilir.

Tekelleşmiş firmaların yüksek fiyatlı satışlar yapması çeşitli şekillerde sınırlandırılmıştır: Bunlardan biri, tüketicinin ürüne olan talebi, yani o mal ya da hizmet için ne kadar ödemeye istekli olduğu. İkincisi ise, bahsettiğimiz ürünlere alternatif mal ve hizmetlerin var olup olmadığıdır. Bunun yanında tekelin zaman içindeki akıbetinin ne olacağı da sık sık gündeme gelen bir başka sorudur. Belirli bir sektörde, piyasaya hakim olan bir firmanın bulunması bu firmayı kalıcılaştırır mı yoksa zamanla yıpratır mı? Bu firma piyasada hakimiyetini sürdürürse, devletin, tüketicilerin yararına bir müdahalede bulunması mümkün müdür?
Böyle bir politikayı savunmanın zorluklarından biri, tekel firmaların kârlarını azaltmaya yönelik izlenecek her türlü politikanın, yeni girişimcilerin motivasyonlarını düşürecektir. Çünkü mevcut tekele karşı rekabet etmek isteyen girişimcileri teşvik eden şey kârdır. Pazar liderliğini ele geçirme çabasının rekabet üzerinde olumlu etkileri bulunduğunu öne süren ekonomist Joseph Schumpeter şunu söylüyor: Kâr, tekel piyasasına farklı bir ürün ya da daha kaliteli bir mal ve hizmet sunmak isteyen yenilikçiler için bir çeşit “yem”dir.

Bu yüzden büyük firmaları daha küçük firmalara bölmeye yönelik bir politika, hem geçici tekel olma cazibesini ortadan kaldıracak hem de yenilikçi ve rekabetçi anlayışı zedeleyecektir. Tekel durumunun kalıcı olmasını engelleyen önemli bir unsur, piyasaya daha kaliteli mal ve hizmet sunacak yeni girişimcilerin yetenekleridir. Böylece rekabet yoluyla tekelin belirlediği fiyatlar düşecektir.

Üzerinde durulması gereken bir başka önemli nokta da şudur: Devlet, piyasaya müdahale ettiğinde rekabete katılmak isteyen yeni girişimcilerin önünü kapatmış olur. Şunu da eklemeliyim: Son 20 yılda rekabetin önünü açan dönüşümlere şahit olduk. İnternet sayesinde iş kurma maliyetleri azaldı ve firmaların tüketiciye ürünlerini sunabilmesi kolaylaştı. İnternet, piyasayı hem daha verimli hem de daha rekabetçi bir hale dönüştürmüştür. İnternet ortamında rakiplerin hepsi liderliği ele geçirmeye çalışmaktadır. Bu yüzden piyasaya çok daha çeşitli mal ve hizmet sunmaktadırlar.

Kaynak: Learnliberty.org
Konuşmacı: Prof. Lynne Kiesling / Northwestern University
Çeviri: Mert Taşer
Redaksiyon: Ahmet Altundal

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.