Eğer yaptığınız bir yatırım, size getiri sağlayacağına, sizden daha çok para çıkmasına neden oluyorsa, bunu iyi bir yatırım olarak değerlendirir misiniz?

Amerikalı ekonomi profesörü Antony Davies anlatıyor.

Devlet harcamalarını arttırarak iş yaratabilir diye bir yanlış anlaşılma var.  Bu hataya kapılmak kolay çünkü devlet, çalıştırdığı işçilere gelir yaratıyor, o işçiler de bu parayı harcıyorlar ve başka insanlara gelir yaratıyorlar. Ama unuttukları şey, bu para uzaydan gelmiyor. *Devlet bu parayı ya vergiler yoluyla ya da borç alarak elde ediyor ve bu da işlerin yok olmasına sebep oluyor. *Bu sebeple devlet iş yaratmıyor, sadece bir grup işi başka işlerle değiştiriyor. Devlet, borç alıp, vergileri arttırdığı yerlerde yeni iş alanlarını yok ediyor sonra da bu parayı harcadığı yerde yeni işler yaratmaya çalışıyor. 1950den günümüze, Amerika’daki, devlet harcamalarına karşılık ekonomik gelişmeyi gösteren datalara bir göz atalım. *Devlet harcamalarını arttırmak işe yarıyorsa, devlet, harcamalarını yükselttiğinde ekonominin daha iyiye gittiğini ve harcamaları azalttığında da ekonominin yavaşladığını görmemiz lazım. Ama bunu görmüyoruz. *Dataya baktığımızda saçmalık görüyoruz. Şimdiki harcamaları, gelecek seneki yada iki sene sonraki ekonomik büyümeyle karşılaştırarak devlete bir şans verebiliriz. Fakat bunu yaptığımızda, en iyi durumda devlet harcamaları ile ekonomik büyüme arasında bir ilişki yok. En kötü durumda ise bu iki şey arasında negatif bir ilişki görüyoruz. Devlet harcamaları arttıkça ekonomi daralıyor.

Bir meslektaşım ile, Teksas da, bir araştırma yapmıştık. Sorduğumuz soru, Merkezi Devletin parası Teksasa geldikçe Teksasın ekonomisine ne oluyor? Ve gördük ki, Teksasa gelen her 1 dolar için, Teksasın ekonomisi 1 dolardan daha fazla daralıyor. Devletin ‘sana, harcayabildiğin parayı verdiği yönündeki anlayış’ yanlış. Onun yerine ‘Devlet senden, vergi ve borç yoluyla, para alıyor ve o parayı senin nasıl harcayacağına karar veriyor.’ Hepimizin parası sınırlı. Bu sebeple bu parayı olabilecek en iyi şekilde harcarız. Bunu, cebindeki 20 doları iki ürün arasından birini satın alarak yapabilirsin. Yada bir şirket, sınırlı kaynaklarını iki ürün arasından birini seçip üreterek harcayabilir. Ekonomide hepimiz, paramız karşılığında olabildiğince çok değer almaya çalışırız. *Biri sana gelip, kendi özgür iradene karşı, paranı nasıl harcaman gerektiğini söylediğinde ekonomik daralma oluyor. Yani olan şu; kendi kaynaklarını, kendi çıkarlarına göre harcaman yasak.

*Son 3 senede, Merkezi devletin yaptığı, iki Kanada ekonomisini, Amerikaya doldurmak oldu. Ve ne oldu? İşsizlik, %6, 7 den %10a çıktı ve uzun bir süre %9da kaldı. *Bu sebeple, eğer iki Kanada Ekonomisi eşdeğerinde bir harcama ekonomiyi canlandırmıyorsa, demek ki bu mantıkta çok temel bir hata var.

Gördüğümüz bu paranın nereye gittiği ama görmediğimiz bu paranın kimin elinden alındığı, neleri yok ettiği.. Peki ekonomiyi gerçekten nasıl canlandırabiliriz? Cevap özel sektör. Özel sektör derken bahsettiğim şey, işyerleri değil. Demek istediğim, insanların kendi paralarını özgürce harcayabilmeleri. Alışverişe gidip iki üründen birini satın aldığında o ürünü üreten şirketi ödüllendirmiş oluyorsun. Şirketler de paralarını, topluma en faydalı bir şekilde, ürünler üreterek, harcıyorlar. Çünkü topluma faydalı ürünler ürettiklerinde daha fazla kâr yapıyorlar. Tüketiciler ile üreticiler arasındaki özgür ilişki, daha fazla iş ve değer yaratılmasına sebep oluyor. Bu sebeple, devletin yapabileceği en iyi şey, bu tüketici-üretici ilişkisinin yoiundan çekilmek.

Kaynak: EconomicFreedom.org
Çeviri: Tolga Mercan
Seslendirme: Semih Bedir

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.