Konu hakkında daha derinlemesine bilgi sahibi olmak isteyenler aşağıdaki bağlantıları takip edebilirler;

Behavioral Economics (playlist): Heuristics, cognitive biases, public choice– oh my! Watch the entire series to learn more about behavioral economics at http://hayekandchill.com/economics/

Econ Chronicles (playlist): Join professor Bryan Caplan as he explains rational ignorance & the most common forms of cognitive biases that voters hold.

Public Choice (article): A primer on Public Choice theory, its foundational principles, and its implications for institutions.

Democracy and Political Ignorance (book): Professor Ilya Somin explores the causes and effects of political ignorance, and the challenges it presents to our democracy.

Economics Made Easy (playlist): Want to learn more about how the economy works? Check out our playlist for videos on immigration, the minimum wage, and much more!

Davranışsal Ekonomi 5: Kamu Tercihi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Ekonomi bize, sınırsız isteklerin sınırlı kaynaklarla çatıştığında insanların nasıl davrandığına ilişkin bulgular verir. Bu bulgular araba satın alacakların benzin fiyatı arttığında, öğrencilerin hükümet üniversite kredilerini sübvanse ettiğinde ve sigara üreticilerinin hükümet elektronik sigarayı regüle ettiğinde nasıl davranacaklarını tahmin etmemizi sağlıyor.

Kamu tercihi alanı, kamuda çalışan memurların, politikacıların, bürokratların, çıkar gruplarının ve seçmenlerin davranış ve eylemini inceleyen bir ekonomi dalıdır. Zira kamuda çalışanlar özel sektörde çalışanlardan farklı değildir ve ekonomik kurallardan faydalanarak bu insanların davranışını öngörebiliriz.

Örneğin seçmenler seçimde kendilerinin çıkarı küçükse ve kendilerine maliyetli geliyorsa oy verme konusunda isteksiz olur. Bu da halkın toplum için kötü olan politikalara oy vermesine neden olabilir.

100 kişinin bir yasa için oy vereceğini farz edin.

Yasa desin ki; hükümet bu insanlardan 90’ına 10 dolar vergi koyacak, toplanan paranın yarısını yakacak ve kalan parayı diğer 10 kişiye paylaştıracak. Eğer insanlara bu kanun için oy vermelerine izin verirsek sonuç ne olur? Vergilendirilecek 90 kişi bunu istemeyecek ve karşı oy kullanacak; 45 dolar kazanacak diğer 10 kişinin ise hoşuna gidecek ve lehte oy kullanacaktır.

Yani bu teklif 90’a 10 oyla kaybedecek.

Ama şimdi, oy vermenin ve hükümetin teklifleri hakkında haberdar olmanın maaliyetli olduğunu farz edin. Kanunları okumak, onların kendilerini nasıl etkileyeceğini anlamaya çalışmak, fiziksel olarak kalkıp oy sandığına gidip ve eve gelmek; bunlar hep maliyetli şeyler.

Deneyimizde oylamanın kişi başı 15 dolar olduğunu varsayalım. Evet veya hayır fark etmez oy veren herkes 15 dolar ödemek zorunda olsun. Kim oy vermek ister? 10 kişi kesinlikle oy vermek ister zira kabul edilirse hepsi 45’er dolar kazanarak 15 doları çıkaracak.

Peki kalan 90 kişi ne yapacak? Kanun açıkça onlar için kötü ama kötü kanunun getireceği maliyet, karşı oy vermenin maliyetinden küçük olduğu için oy vermeye gitmeyecekler. Öyleyse 90 kişi evde oturacak. Kanun 10 oya karşılık 0 oyla kabul edilecek ve toplum daha da kötüye gidecek.

Buna “konsantre faydalar ve dağınık maliyetler” deniyor. Kanun topluma bir maliyet getiriyor, bir grup 900 dolar vergi veriyor. Öte yandan yasa 450 dolar kazanacak bir gruba ise fayda sağlıyor. Topluma zararı faydasından yüksek olacak ve yasa geçmezse bu toplum için daha iyi olacak.

Ama yasa geçiyor, neden? Çünkü 450 dolarlık kar küçük bir grup insan tarafından paylaşılıyor, küçük grup içindeki oy verme isteği daha güçlü hale geliyor. Buna karşın 900 dolarlık maliyet çok sayıda insan arasında yayılıyor ve dolayısıyla büyük grup içindeki insanların oy verme isteği daha düşük oluyor.

Karşı oy verme isteği, karşı oy verme maliyetinden düşükse bu insanlar oy vermeye istekli olmayacak.

Konsantre faydalar ve dağınık maliyetler kuralı, insanların toplum için kötü olan yasalar yönünde nasıl oyverebildiğini açıklıyor.

Bu, kamu tercihi yaklaşımının kamu sektöründe çalışan insanların davranışlarını anlamamıza yardımcı olduğunu anlatan sadece bir örnekti. Aynı yolla özel sektördeki tüketici ve üreticilerin davranışlarını anladığımız gibi seçmenlerin, politikacıların ve bürokratların davranışını da anlayabiliriz.

Ve insan davranışını ne kadar iyi anlarsak, bireylerin ekonomi dediğimiz ilişkilerle karşılıklı bağımlı hale geldiği toplumda devletin rolünü o kadar iyi belirleriz.

Kaynak: LearnLiberty.com
Konuşmacı: Prof. Antony Davies – Erika Davies / Duquesne University
Redaksiyon: Cem Özen
Çeviri: Seçkin Sosyal

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.