Konu hakkında daha derinlemesine bilgi sahibi olmak isteyenler aşağıdaki bağlantıları takip edebilirler;

  • The Individual and the Community  [Article]: Tibor R. Machan asks “how much a political system should prize individuals and how much it should stress the prominence of the community?”
  • Myths of Individualism  [Article]: Tom G. Palmer addresses the concern that classical liberal individualism is atomistic.

CEMAATLER VE ÖZGÜRLÜKLER

Cemaatler ve özgürlükler arasındaki ilişkiye dair hem sol hem de sağ görüşlü çevrelerin bazı endişeleri bulunmaktadır.

Sağcılar, bireysel özgürlüklerin genişletilmesinin toplumun ahlakını tehdit etmesinden endişe duymaktadır. Onlara göre insanların kendi seçimlerini yapmalarına izin vermek, toplumu bir arada tutan geleneksel ahlaki değerleri çökertebilir.

Benzer bir şekilde, solcular şu argümanı ileri sürerler: İnsanlara fazla özgürlük verirseniz, sadece kendi çıkarlarını düşünmeye başlarlar, toplumda ilgiyi hak eden diğer grupları (örneğin yoksulları) daha az önemsemeye başlarlar..

Buna nasıl cevap verebiliriz? Mükemmel bir toplum idealinin hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini unutmayalım. İnsanlar var oldukça, toplumsal sorunlar da olacaktır. Yani sorun nasıl mükemmel bir toplum yaratabileceğimiz değil, mümkün olan en iyiye nasıl ulaşacağımızdır. Bu noktada temel bir karara varmamız gerekir. İki durumu nasıl dengeleyebileceğimiz üzerine düşünmeliyiz. Bireysel özgürlüklerimizin varlığı, toplumda belirli cemaatlerin oluşmasına, öte yandan bazı cemaatlerin de kaybolmasına yol açabilir. Peki böyle bir kayıp karşısında, kazancımız ne olacaktır? Alternatifimiz nedir?

İnsanların kendilerini ait hissettikleri toplumsal gruplara katılımını engellersek, bundan ne elde edebiliriz? Bir alternatif, insanların bu tür topluluklara katılımını sınırlamaktır. Ancak bu da toplum mühendisliği anlamına gelecektir. Böyle bir durumda artık ‘gönüllü birliktelik hakkı’ndan bahsedemeyiz. İnsanlara kimlerle birliktelik kurması gerektiği dayatılmış olacak, hareket özgürlüğümüz ve fırsat özgürlüğümüz olmayacaktır. “Ben burada çalışmak istiyorum.” “Şu veya bu alanda çalışmak istiyorum.” Bu tür kararları onlar yerine vermiş olacağız.

Özgürlük ve cemaat sorununa uzlaşmacı alternatifimiz ne olmalı?
Bahsedeceklerim ilk bakışta kulağa pek hoş gelmeyebilir. Şunu kavramalıyız ki, insanlar daima hoşlanmadığımız seçimlerde bulunacaklardır. Bu kaçınılmazdır. Hoşlanmadığımız seçimleri yapan birileri her zaman olacaktır. Benim klasik liberal bakış açıma göre, buna katlanmamız, ödememiz gereken bir bedeldir; aksi halde özgürlükten, yani gönüllü birliktelik kurma özgürlüğünden feragat etmek zorunda kalırız, ki bu taviz veremeyeceğimiz bir haktır.

Bireysel özgürlüklerin, toplumsal gruplar üzerinde sıkça göz ardı edilen bir etkisi de yeni grupların kurulmasına yol açmasıdır. Bu sadece yıkıcı değil, yapıcı bir etkidir. Özgür toplumlarda insanlar yeni ve beklenmedik şekillerde, kendi değerleriyle uyuşan topluluklarla aidiyet kurabilirler. Bu tür topluluklar, onların önem verdiği değerlere ve gönüllü birlikteliklere dayanması sebebiyle derinleşirler. İnsanlar bu sayede sosyalleşir, bu durum da toplumsal mutluluğa önemli bir katkı sağlar.

Kaynak: Learnliberty.org
Konuşmacı: Prof. Dr. James Otteson / Wake Forest University
Çeviri: Ahmet Altundal

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.