Prof. Dan Russell, zenginlik yaratımının önündeki engelleri anlatıyor. Konu hakkında detaylı okuma yapmak isteyenler, aşağıdaki bağlantıları takip edebilirler;

http://www.thezimbabwean.co.uk/news/africa/55686/the-life-and-death-of.html [article]: Joy Morrison chronicles the controversial topic of land redistribution taking place in Zimbabwe and the struggle over property rights

http://www.theatlantic.com/magazine/archive/2003/12/how-to-kill-a-countr… [article]: Samantha Power explains the economic demise of Zimbabwe under President Robert Mugabe

http://cgdev.org/files/2918_file_Zimbabwe_Crisis.pdf [report]: Data on Zimbabwean prosperity before President Mugabe

http://hdr.undp.org/en/content/human-development-report-2013 [study]: Data on Zimbabwean poverty today

Yoksuldan Çalıp, Zengine Vermek: Bir Anti-Robin Hood Hikayesi

Araba yarışları, Finlandiya’da oldukça popüler olmakla birlikte, birçok kişi bu yöndeki amatör yarış liglerinde mücadele eder, klüplere üye olurlar. Bu klüpler, sadece iyi sürücülerin yarış
ları kazanmasını arzular ve kullanılan arabanın, yarışın sonucuna tesir etmesini istemezler. Bu yüzden iki parlak kural geliştirmişlerdir.

Birincisi, eğer herhangi bir sürücü, bir başka sürücüye gidip, “arabanı almak istiyorum” derse, o kişi, arabasını o kişiye satmak zorundadır. İkincisi, sözkonusu kişi, arabasına 1500 dolardan daha yüksek bir fiyat talep edemez. İşte burada aslında çok önemli bir ders var. Birinin, kendisine ait olan bir şeyi, siz isteyince, size vermek zorunda olduğunu düşünün. Artık o kişi, herhangi bir değer yaratır mı? Nasıl olsa istedğiniz zaman gelip elinden alacaksınız.

Şimdilik Finlandiya’da bu kural sadece bu tür yarış liglerinde geçerli ve yarışları daha heyecanlı hale getirmeyi amaçlıyor. Aynı kuralların, insanların evleri, işyerleri veya tarlaları için de geçerli olduğunu düşünsenize..ne yıkıcı bir durum olur.

Mesela Zimbabwe’de bir işyeri açmak için devletten izin almak oldukça zordur. Bu yüzden pek çok küçük işletme sahibi, herhangi bir izin belgesi olmadan işini sürdürmeye çalışır. Bunu bilen rüşvete alışkın memurlar, o dükkanlara gidip istedikleri şeyleri (ç)almakta kendilerini özgür hissederler. Peki bu insanlar, bu şartlar altında nasıl bir zenginlik yaratabilir? Elbette yoksul kalmaya devam edeceklerdir…

Yakın zamandaki bu tip uygulamalar bugün Zimbabwe’yi dünyanın en fakir ülkesi konumuna getirmiş ve zenginliği alıp götürmüştür. Yoksulluk yaratmak için, mülkiyet haklarını tanımamak ve geliştirmemekten daha etkili bir şey yok. Bu, yoksulluğu genele yaymanın en kesin yoludur.

Mülkiyet haklarının, zenginleri kolladığına dair yaygın bir kanaat vardır, fakat aslında mülkiyet haklarının tam olarak işlemediği bir ortam, halihazırdaki zengin, güçlü ve devlete yakın olan kişiler için çok daha cezbedicidir.

Kaynak: Learnliberty.org
Konuşmacı: Prof. Dan Russell / University Of Arizona
Çeviri: Soner Bastiat

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.