Profesör Skoble, ortalama yurttaşların aslında Hugh Jackman ile nasıl eşit olduklarını anlatıyor…

Eşitlik & Saygı: Aslında Hepimiz Hugh Jackman’la Eşitiz.

Dürüst olmak gerekirse, Hugh Jackman kadar seksi değilim.

Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi’ne göre, hepimiz eşitiz. Ancak mesela ben Bill Gates kadar zengin değilim, Vin Diesel kadar güçlü de. Ve doğrusunu söylemek gerekirse Hugh Jackman kadar seksi de değilim.

Peki, bütün bunların “eşitlik”le alakası nedir? Onlarla eşitim çünkü üçümüzün de eşit yasal itibarı var. Hepimiz, bizi mutlu edecek yolu ve onu sağlamlaştıracak davranışımızı seçmekte eşit derecede özgürüz. Özgürlük açısından hepimiz eşitiz. “Eşit Özgürlük”e sahip olabilmemizin tek yolu; özgürlüğü, ‘canının istediğini yapma’ olarak değil, ‘başkalarının özgürlüğünü ihlal etmeyecek şekilde istediğimizi yapma’ olarak anlamaktır.

Filozof John Locke, özgürlükle, kanunsuz hareketleri birbirinden ayırmada dikkatli davranmıştı. Eğer hepimiz eşitsek, başkalarına kendi kölemmiş gibi davranamam. ‘Farklı’ bir eşitsizlik şimdi aklıma geldi. Bana göre ben dünyanın en iyi işine sahibim, ama hepimiz aynı işe sahip olamayız, öyle olsaydı hiçbir iş yürümezdi. Bir saniye. Hugh Jackman benle aynı işe sahip olmayı ister miydi ki? Benim kendi yaptığım işten memnun olduğum gibi, onun da halihazırda kendi işinden hoşnut olduğunu tahmin ediyorum.

İnsan zevkleri ve tercihleri çok geniş bir çeşitlilik içerdiğinden, herkes kendi keyif aldığı şeyi yapabilir. Bazı insanların zevk aldığı şeylerden diğerleri hoşlanmaz. Bazı insanlar bana çok sıkıcı gelen TV şovlarını izlerler, katlanamayacağım müzikleri dinlerler ve hiç zevk almayacağım kitapları okumaktan zevk alırlar.

Başkalarının zevk ve tercihlerine, eğer tercihleri, diğerlerinin haklarının çiğnenmesine neden olmuyorsa, onları paylaşmadan da saygı duyabilirim. Beğenmediğim müzikleri dinleyen insanların yaşam tarzlarına saygı duyduğum gibi bir seri katilin yaşam tarzına saygı duymak zorunda değilim. Birey olarak eşit olduklarını kabul ettiğim sürece, herkese eşit derecede saygıyla yaklaşabilirim. Yasal düzen, herkesin haklarına eşit derecede yaklaşarak, bireylere eşit saygı gösterir. Bu gerçek eşitliktir.

Eşitliği başka türlü sağlamayı denersek, bireylerin kendisine saygısızlık etmiş oluruz, çünkü ya bir kısmının ya da diğerlerinin seçme özgürlüğünü ihlal etmiş oluruz. Örneğin Hugh Jackman’in oynadığı rollerden birini bana verebilirsiniz, böylece onun yerine ben oynayabilirim. Bu, onunla benim sahip olduklarımızı eşitlemeye yönelik bir adım olurdu.

Ama bu, beni People dergisinin kapağına çıkarmaya yetmezdi. Sadece daha fazla para kazanmamı sağlardı. Aynı zamanda hayranları da pek işime yaramazdı. Daha da önemlisi, bu ikimizin de sevdiğimiz işi yapma fırsatımızın elimizden alındığı anlamına gelirdi. Bize eşit bireyler olarak davranılması demek, Hugh Jackman’ın kitap yazabilmesi benim de oyunculuk yapabilmem anlamına gelmez.

Bize eşit bireyler olarak davranılması demek, yaptığımız seçimlere eşit saygı gösterilmesi demek ve tercihlerimizin, başkalarının özgürlüğünü ihlal etmemesi demektir. Bu da ancak, haklarımızın eşit koruma altına alınmasıyla olur.

Kaynak: Learnliberty.org
Konuşmacı: Prof. Aeon J. Skoble / Bridgewater State University
Çeviri: Gizem Yılmazer

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.