Konu hakkında daha derinlemesine bilgi sahibi olmak isteyenler aşağıdaki bağlantıları takip edebilirler;

  • Free Market Economics (playlist): Think economists are the only people who care about free markets? Think again. This playlist allows you to learn about free market capitalism through the lenses of history, philosophy, and more.

ASGARİ ÜCRETİ ARTIRMAK İYİ BİR FİKİR Mİ?

Ülke genelinde asgari ücretin saatlik 15 dolara yükseltilmesini amaçlayan bir hareket var. Bunun önde gelen savunucularından eski çalışma bakanı Robert Reich, tüm ülkede asgari ücretin en az 15 dolar olması gerektiğini düşünüyor. Bu kötü bir fikir. Neden mi? Bunun üç sebebi var. Birincisi, asgari ücretin artırılması istihdamı yok eder.

Ekonomideki en temel derslerden biri şudur: Fiyatı artan ürünün satışı düşer. Mesela lattenin fiyatı yükseldiğinde tüketicilerin onu daha az satın alması beklenir. Bu talep kanunu aynı zamanda düşük vasıflı işçiler için de geçerlidir. Asgari ücretin artışı, işçi başı maliyetin artacağı anlamına gelir; bu da işçiliği daha büyük bir külfet haline getirir.

Kahve dükkanında çalışan bir eleman, işverene saatte sadece 7.25 dolar kazandırıyorsa, işveren bu elemanı saatlik 15 dolar asgari ücrete çalıştırmayacaktır. Bir sene boyunca böyle bir elemanı çalıştıran işveren 15.500 dolar kaybetmek yerine bu elemanı işten çıkaracaktır. Elimizdeki kanıtlar da asgari ücret artışına işverenlerin bu şekilde karşılık verdiğini göstermektedir.

Ekonomist Jeffrey Clemens ve Michael Wither’in son araştırmaları göstermiştir ki, 2000’li yılların sonlarında, 50 eyalet genelinde, yaklaşık ortalama %30 oranındaki asgari ücret artışı, 1.4 milyon işin yok olmasına sebep olmuş ve daha da kötüsü, bu iş kayıpları muhtemelen işe en çok ihtiyacı olan insanları mağdur etmiştir.

Bu gerçek bizi ikinci sebebe getirmektedir: Asgari ücret artışı, aslında en çok yardım etmek istediğimiz insanlara zarar verir. Asgari ücret arttığında işten ilk çıkarılanlar ve en son işe alınanlar işverenlerin en az üretken olduğunu düşündükleri kişilerdir. Kötü okullarda yetişen kenar mahalle gençleri veya İngilizcesi zayıf olan göçmenler, çok iyi okullarda yetişen Amerikan banliyö ailelerinin çocuklarından daha önce işten çıkarılacaklardır.

Dolayısıyla en çok zarar görecek olanlar en dezavantajlı olanlardır. Bu gerçek, asgari ücret artışının iş arayanlar arasında daha çok rekabet yarattığı bulgusuyla desteklenebilir. Saatine 8$ ödenen bir süpermarket işine saatine 15$ ödendiği zaman daha çok başvuruda bulunan olur. Başvuruda bulunanlar içerisinde sırf yüksek maaştan dolayı iş gücüne tekrar dahil olmak isteyen yüksek eğitimliler ve emekliler dahi olacaktır.

Bu insanlar genellikle daha fazla yeteneğe sahiptir, bu yüzden göçmenler ve dezavantajlı gruplardan gelen umutsuz insanları piyasa dışı ederler. Üçüncü sebep ise asgari ücret artışının yükselmeyi zaten hak eden çalışanlar için gerekli olmamasıdır. Bugün Amerikan işçilerinin %96’sı mevcut asgari ücretten daha yüksek ücret kazanmaktadır; bu durum işverenlerin yalnızca yasal zorlamayla ödemeleri gereken minimum tutarı ödemekle kalmadığını kanıtlamaktadır.

İşverenler, çalışanlarının kattıkları her değerin karşılığını verirler; böylelikle en iyi yeteneği ellerinde tutabilirler. Yeni elemanları eğitmek pahalıdır ve işletmeler iyi elemanlarını rakiplerine kaptırmak istemezler. Böylelikle elemanlar daha çok yetenek ve deneyim kazandıkça, onlara ödedikleri ücretleri artırırlar. Fakat hükümet asgari ücreti artırınca, daha az deneyimli elemanlar, sadece mevcut işlerini kaybetmekle kalmayacak; başka bir iş bulmakta da oldukça zorlanacaklardır.

Esas itibarıyla, asgari ücret istihdam merdiveninin ilk basamağını yok etmektedir. Bu basamak düşük ücretler alan çalışanların bir sonraki basamağa ulaşması için ihtiyaçları olan yeteneği ve deneyimi sağlar; ayrıca daha iyi bir hayat için tırmanmaya devam etmelerinin yolunu açar.

Kaynak: Learnliberty.org
Konuşmacı: Prof. Don Boudreaux / George Mason University
Çeviri: Gizem Sultan Yılmaz
Redaksiyon: Ahmet Altundal

Bu başlık için şu anda yorum yapılamıyor.